28 Şubat 2010 Pazar

kutsal tasarımcı vera wang











vakti zamanında nikahtı, davetiyeydi, gelinlikti araştırırken, vera wang ablamızın www.modernbride.com'daki bence olağanüstü tasarımlarını gördüğümde kendimden geçmiştim. basit, sade ve çok şık modellerin herbiri için; "tamam işte bu, bundan diktirelim" demiş, annem de"o mankenler sıfır beden çift basamaklı bedenli kızım" diyerek beni geri püskürtmüştü. bilgisayarım ve harici hard diskim tepeleme dolu olduğundan hazırlık arşivimi sileyim dedim ama wang kısmına kıyamadım. bilgisayarımda duramasalar da blog sayfamda dursunlar diyerek sizlerle paylaşmaya karar verdim.

23 Şubat 2010 Salı

bademcik değil, badem...

ciklik bir durum yok, gayet kocamanlar artık. dün sabah ağrısı ile uyandım. gün içinde küçülmüşlerdi. bu sabah kalktığımda gene kocaman olmuşlardı. aile hekimimiz berrin hanım'ı ziyarete gittim. tıpış tıpış...
"ooo azmış senin faranjit" dedi. hala akut olanından. kronik teşhisine gecmedik allahtan.
sanki boğazımda üçüncü bir bademcik oturmuş, geçişe izin vermiyor.
"bol sıvı tüket, özellikle ılık su" dedi.
"sigaradan uzak dur" da dedi.
"bırakmaya çalışıyorum" dedim de pek inanmadı sanki:P
" gribe dönebilir, ateş yapabilir, o zaman istirahat kaçınılmaz" dedi.
"hı hı, inşallah" dedim.
çok mümkün olamayacak gibi bu hafta istirahat.
katalog yetiştirmek için sürünen grafiker olarak başrol oynuyorum, bu ara...
oscara, altın palmiye ve ayı gibi ödüllere aday gösterilmeyi umuyorum.
"altın panda" ödülü kesin benim olacak :P
sürünmeli çalışma durumlarına alışkınım allahtan. en kötü yanı katı yiyemiyorum, yutkunamadığım için. hazır çorbaya talim edeceğim öğlen. biraz hoşbeş gofretim vardı sabah, kahvemde ıslatarak onu yedim. ilaçlarımı o sayede aldım.
ama ama
ben çok açım yaaaaa....

18 Şubat 2010 Perşembe

"hamamböceği obi"ye yardım kampanyası...

yukarıdaki fotoğrafta görülen böcük bakışlı pisimizin adı
hamamböceği obi...
kedili cadı bu şirin pisiciğin tedavisi için gerekli veteriner ve ameliyat parası için mini yardum kampanyası başlatmış durumda. miniciğimizin kalçası kırıkmış, doktoru muayeneden sonra plaka takılıp takılmaması konusunda bilgi verecekmiş. amleyat sonrası bir da yuva arayışı olacak bu minik yavruya.
yardımlarınız için lütfen kedilicadı ile irtibata geçiniz.

az önce aldığım bir habere göre obi'nin tüm tedavi masrafları yardımsever melekler sayesinde toplanmış. ilgi ve desteğini esirgemeyen herkese teşekkürler...

merak, eleştiri, cehalet...

- siz kadınların dedikodu yapma ihtiyacınızı karşıladığınız sanal bir ev bir nevi, bu bloglar.
- ya, ne alakası var. dedikodu yapılmıyor ki.
- aklım almıyor, her gün açıp okuyor musun? şahsen ben sonunda blogspot uzantısı olan bir adresi açıp da okumam.
- evet okuyorum, onlar da beni okuyorlar. adresin uzantısı, içeriğinden neden önemli ki?
- bana gereksiz geliyor.
- e işte yemek tarifleri verip, sinir yaptığınız şeyleri anlatıp, hıncınızı alıyorsunuz.
- biz ona paylaşım ve iletişim diyoruz, oturup hergün herşeyi şikayet etmiyoruz ki. bir tür ifade tarzı. günaydın demekten aciz olan insana saçma gelebilir tabi.
......
erkek bakış açısı diyeceğim ama değil. severek yada sevmeyerek okuyan, katılım sağlayan erkek okuyucu ve yazarlar da var.
....
merak; makuldür. insan doğası. bilme arzusu takdir edilesi bir durumdur.
eleştiri; sözkonusu konuya hakimsen, makuldür. eleştirmeye cesaret, iyi niyet çerçevesinde özgüven olarak da tanımlanabilir.
cehalet; anlayışla karşılanabilir, tabi ki cehaletinin farkındaysan. "işkembeden sallıyor" dediğin yazarı (ki söz konusu olan kişi, soner yalçın olup) sunay akın'la karıştırıyorken, bilmediğin konularda ahkam kesmek; yazana da okuyana da saygısızlık.
bilmemek mi, öğrenmemek mi, öğrenmeyi reddedip sadece ortaya konuşmak mı ayıp?
....
eskilerden bir "yapı kredi bankası" tv reklamı vardı, sloganı da;
"kültür farklı, felsefe farklı, anlayış farklı" idi.
bence bu duruma gayet uygun...

buralardayım

dereceye giremedim şampiyonada diye, depresyona falan girmedim , korkmayın.
tam tersi iki galibiyet, üç malübiyete rağmen, süper mutluyum.
çok eğlendim, çok çok öğrendim. süper bir hafta sonu geçirdim. gündüzler go ile, akşamları da yasemin'le dopdoluydu. bu arada takımımızın adı son dakika bir değişikliğe uğradı, daha komik oldu: "nanikatak".
seneye de egemenle birlikte katılırsak ismimizi yine kullanacağız :)

sizi şimdilik şampiyona fotoğraflarıyla başbaşa bırakıyorum. yorgun hafta sonu sonrası yoğun hafta başı karşıladı bizi. çok çalışmak lazım, çooook :)

12 Şubat 2010 Cuma

süpürgeme atlayıp gidiyorum :)

içimden süpürgeme,
dışarıdan önce metro görünümlü tramvaya, sonra obodüse, sonra da deniz dütüne atlayıp gidiyorum buralardan.
yihhuuuu....

bu sefer orayı görücem,edicem diye bi iddiam yok, planlarımın ikisi kesin gerisi spontone...
kraliyet ailesiyle yumuklu iki gece ve go dolu iki gün. yollar bana heyecan ve mutluluk vaat ediyor, fazlasına da gerek yok:)
sevindirik tobi; 14 şubat sevgi gününüzü kutlar, sevgi dolu bir hafta sonu diler herkese...
esen kalııın, beni özleyin anacııııım :)))

11 Şubat 2010 Perşembe

prenses yasemin :)


"alaaddin'in sihirli lambası" nda alaaddinin prenses sevgilisinin adı yasemin'di. hafta sonu sevgiyle kucaklaşıp, yumuklaşacağımız prensesimizin adı da yasemin. tobi teyze-halasının bir tanesi. bir görseniz; halleri, tavırları pek bir orjinal. güleç yüzlü ama önce gülmeye değer olup olmadığınızı gözlemliyor, küçük testlerle sizi sınıyor. sınavı geçerseniz, o tatlı gülüşü görmeye nail oluyorsunuz.
ee armut dibine düşermiş. annemizin asaleti yasemin'imize de yansımış, maşallah.
gerçi ana kraliçenin muzurluğunu kızına geçti mi, henüz bilemiyoruz ama; büyüyünce anneciğine o tavşan kulakların hesabını bir şekilde soracak, diye düşünüyorum :))

9 Şubat 2010 Salı

"manikatak" cuma yola çıkıyor.

2010 türkiye eşli go şampiyonası, bekle bizi geliyoruz...
"kerem sensei"m kıbrıs yolcusu olduğundan şampiyonada bana eşlik edemeyecek. bu yüzden şampiyona eşim "engamen" olacak. 11kyu-1kyu ortalaması ile oldukça güçlü rakiplerle savaşacağımızı düşünüyorum.
beni funku panda, engameni de usta şifu olarak düşünün. ebat olarak değil tabii ki.
hehehehe :)))
her takıma bir isim koymak gerekiyormuş, engamen bu görevi bana bırakınca da; "manikatak"olduk.
çok heyecanlıyım.
eğlenceli olduğu kadar öğretici de olacak, benim için.
çok mutluyuuuum, trilaylayliiiii:))

4 Şubat 2010 Perşembe

neşeli şirinim ben:)

çünkü, pıntık pıntık da olsa kar yağıyor tekraaaar.

sabah ofisimize iki adımcık kala apartman kapısında yeni bir uçuş gerçekleştirdim. ninca ve üm de kazara şahit olarak, beni yerden topladılar.
üm bana "aaa, bak ayşe deniz arabanın buzlarına" dediydi.
ben de" arabanın üzerine su nereden damlıyor ki?" diye bakarken, ho hoop diye yere yapıştım sırtüstü.
allahtan sırt çantam vardı gene. olan popişime oldu.
bir de evelsi gün akşamı düştüm sahi, o çok daha acı vericiydi. ağrı kesici etki edene kadar çok miyavladım.

ayakkabı tabanlarımı kontrol ettik. camel kar-kış ayakkabısı oysa. sonuç olarak benim karda buzda yürümeyi beceremediğim sonucu çıktı.

kar yağıyor, ben düşüyorum.
kar yağıyor, ben düşüyorum.
kar yağıyor, ben düşüyorum.

ama olsun, kar yağıyor ve neşe doluyor insan :)

2 Şubat 2010 Salı

duble, maxi, hiper şımardım ben...

yani, yani ben şımarmayayım da kimler şımarsın?
şımardıysam, sırıtıyorsam ve maymunlaştıysam; sebebi, göksudur.
benim suçum, günahım yok :P

bknz, aynı ben.
saç rengim kızılşıncana bu ara ama, oricinal saçımın rengi de buna benziyordu.
teşekkürleeeeeeer, çok çok çok teşekkürleeer.
YAŞASIN BLOG ARKADAŞLIĞI,
YAŞASIN GÖKSUUUUU...

kelebek, lütfen bana kızma olur mu?

ama ama napiiiim, dayanamadım.
sevdiceğine özene bezene hazırladığın sürprizlerden birini senden izin almadan yayınladım.
beni affet :))
ya ne tatlı, ne yaratıcı, ne sevgi dolu bişisin sen.
zuzu'na hazırladığın sürprizlerin kimisine ortak olduk, kimisine şaşırdık.
sen hep böyle kal olur mu?
böcük böcük, sevgi dolu tatlı kelebek.
iyi ki doğmuş kelebeeeek, iyi ki doğmuuuş zuzuuuuu...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails