21 Şubat 2011 Pazartesi

okuyucu değil, yiyiciyim ben :)

kitap dayanmıyor bana.
geçtiğimiz hafta pazar günü böcüğüsüm bana ayşe kulin'in son iki kitabı olan "hayat ve hüzün" ü aldı.
pazartesi akşam ikisi de bittiii.

yine kitapsız kaldım.
sevgili kara kitap, göndermiş olduğun kitapları da yedim desem yeridir. ilk biten "ece'nin hamilelik günlüğü" oldu.yemek hafif kalır, yaladım yuttum :) hatta taze hamile bir arkadaşımda şu an, günü gününe o okuyor.

ikinci kitabın da sonu gelmek üzere. bebeklerin daha hamilelikte neleri algıladığı ve anladığını öğrenince şaşkına döndüm. kesinlikle tavsiye ederim. ve kara kitap, sana tekrar çok teşekkür ederim :)

19 Şubat 2011 Cumartesi

en minisinden, göbek shower parti...

son yılların modası,
hamilelere özel moral ve hediye günü etkinliği "baby shower" partilerini bilmeyeniniz yoktur, herhalde.
ablam ve sevgili gülsen ablam, ısrarla sana da yapalım demelerine karşın, bir türlü yapmaya fırsat bulamadık. evde yapmak zahmetli olacaktı, dışarda yapmak bana yorucu olacak derken, ablalarımı gerçekten gerek olmadığına ikna ettim. hayırlısıyla kızım bir gelsin, 40 mevlütünde istediğiniz gibi organizasyon yaparsınız söz karışmayacağım, dedim.
bugün öğleden sonra çocukluk arkadaşlarım ayça, ceren ve berrak beni ziyarete gelecekler. "doğurmadan seni ve göbeğini görelim" diye geliyoruz dediler. dedim buyrun, ben yatarım siz kendinize hizmet edersiniz dedim. gülüştük. nasılsa yabancım değiller :)
kısa göbek shower partimizin ardından böcüğüsüm şehir dışında olduğundan,
cerom akşam bende kalacak.
onunla da partimizin ikinci etabı olan pijama-terlik-tv partisini yapacağız, kısmetse...
ne güzel tıpkı eski günlerdeki gibi :))

fotoğraftaki gibi bol şekerli, çikolatalı baby shower partim olamadı ama en minisinden göbek shower partim olacak gibi duruyor, şimdilik izninizle biraz dinlenip kek yapmak için tekrar ayaklanmam gerekecek. baş baaaaş :)

18 Şubat 2011 Cuma

ev tombalağı oldum :)

evet, penguen gibi paytak paytak yürüyorum.
evet, ayaktayken artık ayaklarımı göremiyorum.
evet, burnum bisiklet pompasıyla şişirilmiş gibi. düğme burnum oldu tombalak burun.
evet, gece uyumak demek, 5 sefer tuvalet ziyaretine rağmen, yastıklarla en uygun uyku pozisyonunu ararken sabahı karşılamak demek.

4 şubattan beri evdeyim ama ev etkinliğim yatak odası ve salon arasında yer değiştirmekten ibaret. "uzanma, bir şey kaldırma, ayakta durma ve oturma fazla" komutlarından geriye, camış gibi yatmak ve en uygun pozisyon sağlanabilirse uyumak kalıyor. kuzumun dolaplarını daha yerleştiremedim bile.

şikayetçi miyim?
çok az buçuk.
ama herşey kızım için sonuçta.
bol bol yatacağız ki, kızım yer çekimiyle bir olup erken gelmeye kalkmasın diye.

dün ekmek almaya caddenin karşısındaki fırına gittim. gidip gelmem 15dk. sürdü. penguen formunda ve hızında olunca normal tabii:)

asya kuzusu uyandı nihayet, tepikleriyle "artık uzansan da ben de rahatlasam" demeye çalışıyor gibi geliyor.
şimdilik izninizle...

6 Şubat 2011 Pazar

ejderimiz hasta oldu :(

emektar düdütümüz ejder dün küçük bir kaza atlatmış. burnu kırılmış oğluşumuzun. sümükleri akıyormuş. hastalandığı için kaza yerine yakın güvenli bir otoparka parketmiş böcüğüm onu. yarın sigortacısına gidecek böcüüm. ambulansla hastaneye götürecekler ejderimizi.
allahtan böcüğümde birşey yok. öndeki nakliye kamyonu durunca o da durmuş. ama kamyonun şöforü arkaya bakma zahmetine katlanmadan geri vitese takınca soldan yamultmuş arabamızı.
şimdi sigortamız belki geçici araç verir umudundayız. ee malum, bebişimizin erkenci olma riski var ya, kızımın babacığı temkini elden bırakmamakta kararlı. tam zamanında oldu bu kaza diye söylenip duruyor. çünkü ejder en az 10 gün hastanede kalır gibi duruyormuş. bakalım pazartesi neler olacak.
aman böcüğüme birşey olmamış ya, gerisi boş ve önemsiz.
diyorum, senden değerli hiçbir eşya, mal yok bu dünyada diye ama emektar dütümüze de kıyamıyor tabi...
ejder bir an önce iyileşip döner, böcüğüm de dertlenmekten kurtulur böylece...

2 Şubat 2011 Çarşamba

kuzumuzun maceracı ruhu için...

kuzumuz yaratıcı olsun,
hayal gücü geniş olsun, baktıkça desenlere maceralar yaşasın istedik.
kız bebek diye incik cincik pembeler yapışmasın üstüne de dedik.
onun için unisex bir oda takımı beğendik.
bir sürü internet sörfü ve bursa il sınırları içerisinde bilumum mağaza ziyaretlerinden sonra "çilek"te karar kıldık.

mobilyaların üzerindeki hayvancıklar sticker, kuzumuzun beğenisine göre çıkartıp yeni stickerlarla süsleyebilme şansımız var.
kısmetse 1-2 saat içinde montaja gelecekler.
dün zeynep ablamız, bebişimizin odasını temizledi, miss gibi.
teyzesiyle cicilerini de yıkamaya başladık kuzumun, olur da erkenden gelirse diye çalışmalarımızı hızlandırdık.
ne olur ne olmaz :))

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails