29 Aralık 2011 Perşembe

teşekkürler...


teşekkürler
2011,
yüce güç,
refakatçi böcüğüm ve sağlıklı spermleri,
bereketli rahmim,
doktorum sevil paker,
doğum hemşiremiz canan hemşire
çok teşekkür ediyorum size.
bana güleç yüzlü kızımı,
sağlık ve sıhhatle getirdiğiniz için.

hayatımın en anlamlı hediyesi kızıma,
"zişan asya"ma kavuştuğum için
şükretmek ve teşekkür etmek geldi içimden.
çekirdek ailemin atom çekirdekçiği için
binlerce, milyonlarca kez teşekkürler...

(fotoğrafımız, diş buğdayı organizasyonumuzda çekildi. bıdıksu seçtiği tahta kaşığı ile mutlu mesut oynarken objektifimize böyle yakalandı :) )

koş, koş, koş...

yıl biterken hayat tempom öyle bir hızlandı ki, sormayın.
kukimanya siparis aldı ve geceli gündüzlü çalışmalara başladık. yarın teslimatımız var , yorgun ama mutluyuz :P
oturup hayatında kek dahi yapmamış olan bendeniz, kurabiye yapmayı öğrendim.
bir de üstüne (her ne kadar, tanıdık da olsa :P) siparış alıp, kurabiye yapar oldum. hihohayyt.
kendime inanamıyorum :)
içim pır pır.
çok sevindirik oluyorum ben böyle kurabiye yapıp süsleyince.
kurabiye terapisi yapıyorum her akşam kendime, böcüşkom da yeme terapisi yapıyor kendine :)
özgün çalışmalarımın fotoğraflarını çekebilirsem akşam, yayınlarım.
dün akşam ablamı da terapi masasına oturttum. o da özgün çalışmalar yaptı.
annem "kreşte elişi yapan çocuklar gibisiniz", deyip, gülüyor halimize :)

26 Aralık 2011 Pazartesi

bugün çok pis mutluyum :)

sabah ofise geldiğimde sürpriz bir kargo karşıladı beni.
hani artik acanda hediye edilmiyor deyip, sızlanmıştım ya, geri aldim.

bacadan değil kapıdan geldi hediyem.
kızakla değil, kargoyla geldi hem de.
sevgili "kara kitap" yılın sürprizini yaptı.
sevinçten, bildiğiniz maymun oldum.
su an noel baba bacadan girip;
"al sana tobicim acanda deyil, ipad2 getirdim sana dese,
yürü git." derim ona.
o kadar yani :D

kendimi nasıl mutlu, nasıl şanslı hissettim anlatamam.
kara kitap bu tobi sana nasıl teşekkür etsin, bilemiyor.
abartma canım demeyin.
sevildiğini hissetmek, düşünüldüğünü bilmek harika bir duygu.
teşekkürler :)

23 Aralık 2011 Cuma

eski yeni yıl promosyonlarını özledim :)


evet, bildiğiniz ajanda, takvim promosyonlarından bahsediyorum. eskiden babam emekli olmadan çeşit çeşit firmadan ajandalar takvimler gelirdi. ablamla en güzeli seçer bir de aramızda tatlı tatlı didişirdik. koca sene ders notlarımı, sınav tarihlerimi o ajanda sayesinde kayıt altında tutar, dağınık ruhuma biraz düzen katmış olurdum. ajanda kullanma alışkanlığım lise yıllarından kalmadır. benden beklenmeyen bir düzen performansı gösterdiğim söylenebilir :)
oldum olası kırtasiye merakı olan bendeniz için masa takvimleri, duvar takvimleri hazine niteliğindeydi.
benim çocukluğumda eve gelen her hediyenin, hatta ambalaj kağıdının bile bir kıymeti vardı.
hala gelen hediyenin ambalajını itina ile açar, katlar kaldırırım. ihtiyaç olduğunda da çıkarır kullanırım.
son yıllarda promosyon anlamında mevsim kurak geçiyor. düşünün bir de ben reklam ajansında çalışıyorum.
masamda bir tane 2012 takvimi var. onu da ben yaptım, bir müşterimiz için. kendisi iş numunesi :)
elbet gidip kendime bir takvim ve ajanda edinebilirim. allah şükür onun hesabını yapacak kadar kıtıpyöz değilim. ama ne bileyim yeni yılda biri bir paket getirir içinden bir defter çıkar. sana özel değildir ama biri seni düşünmüştür işte. bu da her insanın hoşuna gider. en azından benim çok hoşuma gidiyor.
ne derseniz deyin.
"ayyy beleşçi tobi ya da banal tobi" deyin bana.
seviyorum işte kıçı kırık sıradan sürprizleri.
minicik de olsa "sizi de düşündük" promosyonlarını se-vi-yo-ruuuum :)))

22 Aralık 2011 Perşembe

zırtpırtcırt yönetmeni deyin bana...

kariyer planlamamı yaptım hedefime kitlendim.
"zırtpırtcırt yönetmeni" olmak yolunda kararlı adımlarla ilerliyorum.
çevrem yönetmenlerden geçilmiyor.
konulu, konusuz, konuksuz, tanıksız bir sürü film çevriliyor bu tasarım aleminde.
dedim; "benim neyim eksik hihoyt?"
"zırtpırtcırt yönetmeni" isim telif hakkı
sayın şipşakçı web yönetmeniz B. Şahin tarafından
şahsıma armağan edilmiştir.
dokunanı yakarım...

21 Aralık 2011 Çarşamba

cicik kuşlar benim olsun :)


bakın isim bile koydum.
onların adı artık cicik kuşlar.
yine kurabiyegillerden,
yine ilkay hanım'ın el emeği göz nuru
ve yine sevgiyle işlenmişler..

evet evrene pozitif sinyallar yolluyoruz :P
"ohhhm, cicik kuşlar benim olsun ohhhm"

20 Aralık 2011 Salı

kukimanyak oldum, hepimize hayırlı uğurlu olsun...

bilenler, bilmeyenlere anlatsın.
bilenlere söylüyorum; bildiğiniz gibi kurabiye kursuna gittim.
görmemiş bir kursa gitmiş, habire dillendirmiş demeyiniz lütfen.
mutfakla arası olmayan bendeniz için böyle atraktif çalışmalar,
clark kent'ten superman çıkması kadar ilginç.
bana inanmıyorsanız beyime sorunuz.
o kadar da değil demeyin, o kadar :)

neyse kurabiye kursuna gittim dedim ya,
o kurs sayesinde kayıp hamaratlık genimi buldum.
yemek becerisi makarna ve üç beş zeytinyağlıdan ibaret olan ben,
bebişkomu yatırdıktan sonra türlü türlü kurabiyeler deniyorum.
onları süslüyorum, onlarla deşarj oluyorum ve hepsinden önemlisi çok mutlu oluyorum.

kalite müdürüm böcüğüm ise
"aa, bu yamuk olmuş. bu çatlamış, bu eğimli olmuş sanki biraz" diyerek sürekli
kurabiyelerimizi imha ediyor.
sonra da "bu kurabiye aşkın en çok bana yaradı" diyor.

ilk heves mi, tutkuyla bağlanmak mı bilemiyorum ama ben bu kurabiye işini çoook sevdim.
cupcake ve seker pasta yapımını öğrenmek de planlarım dahilinde ama
sekerli kurabiyelerin picasso'su olmak hatta dali'si olmak gibi planlarım var.
çoook eğlenceliiii, yaşasııın...

bu arada kukimanya isimli bir site üzerinde çalışıyorum. bu kurabiye işi iyi hoş da, malzemeleri çok pahalı.
benim gibi heveslilere uygun koşullarda malzeme temini gibi bir misyon yüklenmeye karar verdim.
aynı malzemelerle pasta ve cupcake de süslyebiliyorsunuz.
finans ve arge konularında altyapı çalışmalarımı hele bir tamamlayayım,
kendime olduğu kadar çevreme de faydalı bir kukimanyak olacağımdır.
eylemlerim devam edecek, beni izlemeye devam edin anacığımmm :)

15 Aralık 2011 Perşembe

zişan asya'nın dişi çıktı :)







dün akşam aile arasında kızıma diş buğdayı organizasyonu yaptık. her zamanki gibi fotoğraf hafıza kartını evde unuttum. o yüzden kuzen tuğçe'nin objektifinden bir kare yayınlayabileceğim sadece. ama şimdilik :)
kızıma diş buğdayı çatlattık,diğer dişleri patır patır sağlıkla çıksın diye. başının üzerinden de 32 buğday tanesini sepeledik, 32 dişine de kavuşmak nasip olsun diye.
sonra kızımın önüne kitap, kalem, suluboya fırçası, tahta kaşık, telefon (ceren teyzesinin i-phone'unu koyduk ki, onu seçerse steve jobs olsun diye), makas, harici hard disk ve babasının tiyatro texti (tiyatrocu olur belki diye), spor ayakkabısını koyduk.
ve benim böcüşkomun seçimi ilk olarak tahta kaşık oldu. onu ivedilikle sol eline geçirerek sağ eliyle de kitaba uzandı. kitabı elinden bıraktığı gibi de suluboya fırçasını aldı.
sonuç olarak anlaşılıyor ki; tobi jr. master chef olacak, bunun üzerine yemek kitabı yazacak ama asıl mesleği olarak da pasta tasarımcılığını seçecek. hihihi :))

kuzumun ceren teyzesiyle diş kurabiyeleri yaptık. sevgili öğretmenimiz "kurabiyeden düşler- Ayşe"nin de bol bol kulaklarını çınlattık yaparken. kurabiyelerimizi poşetledikten sonra yukarıdaki etiketlerden yapıştırdık. diş buğdayımızı da küçük plastik kaplara koyduk. kabın çevresine yine benim hazırladığım bantları yapıştırdık. buğdayların üzerini fındık tozu ve renkli şekerlerle süsledik. diş buğdayımızın içine küçük altını temsilen 10 kuruş koyacaktık. 10 kuruşun çıktığı kişi de kızıma hediye alacaktı ama annane müdehalesi ile karşılaştık.
-"altın koymuyorsanız hiç koymayın. altını bulan kişi altını kullanarak bebeğe hediyeler alır. durup dururken kimseyi masrafa sokmayın" dedi. ee, biz de doğru söze peki dedik. gerçi kızımın düşünceli kuzenleri, yengeleri boş elle gelmemişler sağolsun. yine de bir sürü hediyemiz oldu :)

minnoşum pek bir mutluydu dün gece, evin kalabalığı ve gürültüsü karşısında biraz şaşırmış olsa da,özellikle önüne dizilen objeleri özgürce bızıklama fırsatı bulduğundan pek bir neşeliydi. misafirler gidene kadar uyumayan bıdığım saat 23.00 civarları uyudu nihayet. yorgunluktan bayılan miniğimi seyredip binlerce kez daha şükrettim.

ilk iki dişi için bu kadar tantana yaptık. 32. dişi için de babası kızına kısmet olur da araba alır inşallah, ben sıramı savdım :P

12 Aralık 2011 Pazartesi

de, de, de, de, de, de...

minik suratlı böcüğüm dün itibariyle dillendi.
durup dururken, birdenbire hecelemeye başladı.
son birkaç gündür tiss, tüss gibi sesler çıkartmaya çalışıyordu.

dün şakımaya başladı kuzum;
de, de, de, dee...
bab, bab, bab, baaab...
ge, ge, ge, ge...
ay, ayyy...

Allahım bugünleri de gördük ya, binlerce şükürler olsun sana.
o heceledikçe biz mest oluyoruz.
o minicik suratı nasıl yemelik oluyor, anlatamam.
heceledikçe yanaklarına gömülüyorum, ısırmamak için kendimi zor tutuyorum.
korkarım ki, böcüksu yakında benden korunmak için;
yeme, me, me, me...
git, git, git demeyi de öğrenecek :P

7 Aralık 2011 Çarşamba

cicikkolar :)

söz verdiğim gibi, diğer kurabiye tasarımlarımla karşınızdayım.
kpss engelini aşıp öğretmen olamadım ama,
bu işe çengel atıp kurabiye ressamı olayım diyorum, siz ne dersiniz ?
:D :) :P :O






5 Aralık 2011 Pazartesi

kurabiye canazoru oldum ben :)

canazor arkadaşım oslem'in deyimi ile ben de kurabiye canazoru oldum :)
cumartesi günü maksi hiper hatta hüpper eğlenceli bir gündü.
teşekkürler kurabiyeden düşler.
çok eğlendim, yepyeni şeyler öğrendim ve tabi ki öğrendiklerimi bir bir denedim.
o kadar saat iki denecik kurabiye mi yaptın? demeyiniz.
çok yakında diğer cici kurabiyelerimin fotoğraflarıyla karşınızda olacağımdır,
beni özleyin anacığııııım :)






1 Aralık 2011 Perşembe

iple çekiyorum...


neyi mi?
cuma akşamını tabi.
iş haftasının bitişini.
bu hafta çok zor geçti benim için,
sıkıntı ve muz kabuklarıyla dolu.
ipi çektim, çektim geldi,
şükür ki bitmesine çok az kaldı.
heyooo...

hafta sonu da kuzucuğumla,
2012 takvimi çekimleri yapacağız kısmetse.
objektifle arası pek iyi maşallah, şekil 1A'da görüldüğü gibi :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails