29 Mart 2012 Perşembe

işletmeci nezaketi !?

bldiğiniz üzere kuzumuz için tertip ettiğimiz ikinci doğum günü etkinliği 25 mart pazar günü Nilüfer Binicilik Kulübü'ndeydi. etkinliğimiz sırasında "mekandan mutlaka bloğumda bahsetmeliyim, gerçekten çok güzel bir yer" diye düşündüğümü üzülerek hatırlıyorum. üzülerek diyorum çünkü bu güzel gün başladığı gibi bitmedi. kuzumun kutlamalarına gölge düşüren can sıkıcı bir olay yaşadık.

misafirlerimizi tatlı tatlı uğurladıktan, toparlandıktan sonra mekandan ayrılarak arabamıza doğru ilerledik. böcüğüm hesabı kapatmak için geride kaldı. arabaya geldiğinde canı çok sıkkındı. mekan sahibi ve işletmecisi Cenk Bey, tabir-i caizse ödenilen hesabın büyük bir kısmını ödenmedi gerekçesi ile tekrar ödetmiş. iddiaya göre 18 kişi ödeme yapmamış ama sağolsunlar "hadi sizin için için 15 olsun" demişler.
böcüğüm de unutanlar olabilir diye mahçup olmamak için ödemeyi yapmış.
ama benim içime dert oldu çünkü bu konuda en ufak bir şüphem olmadığı gibi, işletmecinin ödenmediğini iddia ettiği kişi ve toplam rezervasyon sayısı hakkında bazı tutarsızlıklar vardı.
akşamı zor ettim. en sonunda Cenk Bey'i arayıp, iddia ettikleri şeyin tutarsız olduğunu ve sebeplerimi bir bir anlattım.
kendileri çok kibar bir şekilde konuyu araştıracağını ve bana bilgi vereceğini söyledi. düne kadar ses çıkmayınca kibar bir şekilde kendilerinden haber beklediğimi hatırlattım.

az önce aradı, kibarlıktan ve incelikten neredeyse kopacağımız bir görüşme yaptık.
sonuç olarak, ödenilen hesapların büyük çoğunluğu her nedense adisyona işlenmemiş.
Kibar beyefendi
-"arkadaşlarınızın hesabı ödemeden kaçtılar demek istemiyorum ama ödeselerdi burada yazardı. Ama bir ihtimal doğum günü grubundanız demeden ödemişlerse de benim yapabilecek bir şeyim yok. " dedi.
(gelen herkesten bu şahıs adına özür diliyorum. haddi olmayarak kurduğu cümlelerin sizlerle hiçbir alakası yoktur. kendi ayıbını başkasına yükleme çabasıdır, sadece)
- "peki hesaplarınızda bir eksiklik ya da fazlalık da mı farketmediniz? " diye sorduğumda; "onu da bilemem, hem o gün çok kalabalıktı hem de sadece kahvalti servisi vermiyoruz ki" gibi bir savunma yaptı.
- "30 kişilik rezervasyon yaptırmışsınız, 28 gelmişsiniz. o iki kişiyi de tahsil ettim. 10 kişi gelseydiniz bile gerisini de alırdım" diyebilen nezaketteki bir beyden bahsediyoruz.
hatta üstüne bir de
-" şu ekstra vardı, bu bilmem ne vardı da ben sizden onları almadım, ikram ettim" demesin mi? ah canım, çok etkilendik bu jestinden, çok sağolsun.
neredeyse tekrar borçlu çıkıyorduk ama allahtan çok iyi niyetli kibar insanlar.

Beyefendiler sağolsunlar, bu tatsızlığı tatlıya bağlamak için bir gün eşimle beni kahvaltıya davet ettiler. ikram edeceklerini yalnız gelmeden önce arayıp rezervasyon yapmamızı rica ettiler. nezaketleri için teşekkür ederek, telefonu kapattım.
ama konuyu kapatamadım bir türlü. sinir bastı iyice.

Onların bir suçu yok aslında biz suçluyuz; nakit ödemelerin hiç birinde fiş, fatura veya makbuz gibi bir ödendi belgesi talep etmediğimiz, kuzu kuzu ödememizi iki kere yaptığımız ve bunu ispatlayamadığımız için, biz suçluyuz.

velhasıl böcüğüm haklı çıktı. konuyla ilgilenip bizi arayacaklarını, hatalarını düzelteceklerini söylediğimde,
"sen fazla iyi niyetlisin hayatım" demişti. haklı çıktı iyi niyetliden öte safım sanırım.

serviste zaten bir sürü aksaklık yaşanmış,
kahvaltı bittikten sonra çaylar gelmiş olsa da hoşgörüyle yaklaşmış, sorun etmemiştik.
inanın ne yarım yamalak hizmete lafım,
ne de üç-beş kuruş fazla ödemek değil, derdim.
enayi yerine konmaya dayanamıyorum.

o yüzden siz siz olun bizim düştüğümüz hataya düşmeyin.
gideceğiniz yere, size taahhüt edilen hizmetin verilip verilmediğine ve
ödeme yaptığınız her kuruşun ödendi belgesini almaya dikkat edin...

28 Mart 2012 Çarşamba

kukimanya nedir?

kukimanya,
iki uzman kukimolog ve iki danışman kukikologtan ve kukiseverlerden oluşan minik bir cumhuriyettir.

kukimologlarımız ve kukikologlarımız;
kurabiyelerine gözleri gibi bakarlar,
yaparken daima sevgilerini katarlar.
diğer kukiseverlerle empati kurarlar,
memnuniyetlerini kazançtan üstün tutarlar...

"kukimanya" yazıldığı gibi okunan türkçeleştirilmiş bir kelimedir.
kukimanya, "kuki" adını verdiğimiz şeker hamur kaplı özel tasarım kurabiyelerinin ve
"mutlu gün" tasarımlarının yapıldığı renkli dünyayı temsil eder.

Lütfen isim benzerlerimizden ve taklitlerimizden sakınınız.

kukimanya'nın 2012 reklam yüzü olarak da, tobi jr. seçilmiştir.
modellik kariyerine 1 yaşında başlayan kuzumuza kariyerinde başarılar diler,
Allah nazarlardan saklasin, diyerek dua etmeyi bir borç bilirim.

27 Mart 2012 Salı

"zişan asya 1 yaşında"

kuzumun aramıza gelişinin 1. yılını kutladık, geçtiğimiz hafta sonu.
cumartesi akşamı aile partimiz, pazar günü de arkadaş partimiz vardı.
bir hamarattım, bir hamarattım, sormayın.
kendimi aştım.
kurabiyeler, pastalar, süsler...

fazla söze gerek yok, sizi aile partimizin fotoğraflarıyla başbaşa bırakıyorum...
evimizin minik perisi :)

kocamaan ailemiz.

kurabebelerimiz :)

çikolatalı frambuazlı pastamız.
kuzumun ilk doğum günü pastası olmasının yanı sıra,
annesinin yaptığı ilk pasta olma ünvanını da taşıyor kendileri.
yorumlar, çok lezzetli olduğu yönünde, tarif verebilirim :)

popkeklerimiz, beyaz ve bitter çikolata kaplamalı çeşitlerimiz mevcuttu. yaparken çok yoruldum ama değdi. lokmalık keklerim de çok lezzetli oldu.

börekli, kekli mama duvarımız ve süsleri :)

misafirlerimiz için hazırladığımız kartpostallarımız :)

pazar günü arkadaş partimizin görüntülerini de yayınlayacağım yakında. fakat Nilüfer Binicilik Kulübü'nde yaptığımız bu güzel etkinliğin sonunda çok da hoş olmayan bir olay yaşadık. bu konudaki rahatsızlığımızı işletmecisi olan Cenk Bey'e ilettik, konuyla ilgilenerek bize geri dönüş yapacağını bildirdi Pazar akşamı.
biz de bekliyoruz. bize verilecek cevaba istinaden parti görsellerimizi yayınlayacağım.
sonuç olarak adaletli bir değerlendirme yapılmadan haklarında hüküm vermek bana yakışmaz. iyi yada kötü reklam yapmadan önce şikayetimize cevap vermelerini bekleyeceğim.
sonrasında fotoğraflarla sizlerle olacağım.

20 Mart 2012 Salı

outlook'umu kaybettim, hükümsüzdür.

ben mi?
yok yok ben değilim kaybeden.

... tekstil'den Selda Hanım aradı, zavallı web tasarımcı arkadaşlarımızı az önce.
outlook programını kaybetmiş, bulamıyormuş. nereye koydunuz diye bize sormak için aramış.
mutfakta, alttan üçüncü çekmecede görmüştüm en son ama hay allah, kim almış olabilir ki?

bizde böyle.
bize web tasarımı yaptırıyorsunuz,
evde çorabınız kaybolduğunda da bizim ofisi arıyorsunuz.
öyle bir çözüm hizmeti sunuyoruz.

mesela hotmail adresi mi açmak istiyorsunuz.
hemen bizi arıyorsunuz, emredin yeter.
hotmail, gmail, yahoomail...
hepsini sizin yerinize açarız.

mesela müşterinizden size e-mail gelmiyor. ama onun dışında heryerden geliyor.
belli ki muşterinizle aynı web server'ı kullanmıyorsunuz. ama sorun yok bizi arayabilirsiniz.
almanya'daki müşterinizin size neden e-mail atamadığının hesabını da bizden sorabilirsiniz.
bunun için azarlamak yetmezse kum torbası hizmetimizde var, ofise bekleriz.

browser, adres satırı gibi gereksiz şeylerle sizi uğraştırdığımız için çok özür dileriz.
ama bizim değil o, google arama motorunun kabahati.
aradığınız, hatta düşündüğünüz her kelimeyi bilmek zorunda elbet.
ama teknolojinin de bir sınırı var.
sizin o muhteşem deha zekanızın gerçeği bu boyutlarda iken nasıl yapayını yapsın adamcağızlar.
ee ne demişler, herşeyin doğalı makbul.

siz en iyisi mi saat 16.00 gibi paydos edin. yormayın o güzel kafanızı bu gibi gereksiz şeylere.
şişşt, hepsi geçecek hiiç merak etmeyin.
biz sizin için buradayız...

hazırlıklar devam ediyor...


neye mi? tabi ki minnosumun doğum gününe.
tütü eteğimiz hazır sayılır.
yaseminella halamız ile hazırladığımız prototiple teyzemizin hazırladığı prototipi kaynaştırdığımızda tamamlanmış olacak.
bebekler için tozluk aradım, taradım bulamadım çarşıda. yasminella sayesinde onu da çözdük.
mor diz altı çoraplarımı kesip katladık, tozluk oldu :D
kızımın ince çorapları da, bluzu da hazır zaten. bir tek tütüsüne uygun saç bandı yapmak kaldı.
hepsi bitince fotoğraflarını yayınlayacağım söz.
dün akşam da ev süslerimizden bir kısmını hazırladım. pipetlerimiz ve masa süslerimizin bir kısmını hazırladım.
doğum günü temamız ne olsun diye bir türlü karar veremiyordum.
düşüne taşına, elimdeki malzemelere ve kalan zamanıma bakıp renkli kelebekler konusunda kendimle hemfikir oldum.
beni bilenlerin "aa tobi, kelebekler mi? çok şaşırdık?!" dediğini duyar gibiyim.
bilmeyenler için söylüyorum, tobiniz kendi çapında bir kelebek delisi.
nikah temamız, nikah şekerlerimiz ve evimizin çeşitli aksesuarları kelebek ve kelebekimsiler şeklinde.
hatta bahar aylarında yaptığım tasarımların içine üç-beş kelebek sokuştururum.
gören benim yaptığımı hemen anlar.
böcüğüm bir ara benim bu kelebek sevdam yüzünden tobi jr. doğmadan önce
"aman tanrım korkarım; biz güve, çocuğumuz da kelebek olacak" diyordu.
oldu da...
kelebek gibi uçarı, arı gibi haşarı olacağa benziyor.
2. yaşında da arııı vız vız yaparız, kuzumuzu :)

ceromla kurabiyelerimizi süslemeye ve paketlemeye başlayacağız bu akşam.
ancak yetiştiririz.

burada gördüğüm hatta geçtiğimiz hafta denediğim popkeklerden yapmayı düşünüyorum.
geçen hafta cupcake'lisini denemiştim ama yapımı ve hazırlaması çok teferruatlı olduğundan sadece top şeklinde hazırlamaya karar verdim. belki üzerlerine şeker hamurundan kelebekler de yapıştırırım. minik kelebekler için kalıbım yok, manuel uğraşmaya gözüm keserse yapabilirim, bilemedim.
pastayı kendim yapamayacağım, çünkü misafir sayımız oldukça fazla ama yine vaktim olursa üzerlerini ben süsleyeceğim.
o kadar şeker hamurlu kurabiye kursuna gittik. bari o kadarını yapabileyim.
yapabilirim yani, inşallah yaparım.
börek, poğaça,kek desteğini sevgili arkadaşım sudüşüküpü ve
kuzenim niloştan alacağım.
ana mamalar onlardan, antin kuntinler benden :)
ayy, çok heyecanlandım yine yahuuu :)

16 Mart 2012 Cuma

doğum günü çocuğu annesi

benim o, benim.
bugün değil, 1 yıl önce haftaya yarın kuzucuğum doğdu.

doğduydu, gazıydı, bokuydu derken, haftaya hayatimiza katılışının 1. yılını kutluyor olacağız.
hala inanamıyorum, zaman bu kadar hızlı nasıl geçer diye.
"sen daha dur, ne zaman büyüdü de, boyum kadar oldu." diyecekler var eminim aranızda.
zaman çook hızlı geçiyor.
mesela haftaya doğum günü çocuğu annesiyim.
ama kızımın partisini nasıl, nerede ve ne şekilde yapacağıma dair bir fikrim yok.
ve bir haftacık zamanım var. böfff...

"ilk yaşı için doğum günü partisi yapalım"
ailece hatta sülalece verdiğimiz bir karar.
minik kuzenlerimiz asya'nın doğumgünü için gün sayıyormuş.
ee çok sevdiğimiz arkadaşlarımız ve aile dostarımız da var.
onu çağırsak bunu da çağırmak lazım derken bir hesapladık,
aman yarebbi.
kıza nişan yapsak bu kadar kişiyi ancak çağırırız.

hemen pratik zekamız devreye girdi ve
partiyi cumartesi akşam ailelerle, pazar gündüz de arkadaşlarla kutlamaya karar verdik.
verdik vermesine ama salonumuz 200 metre kare olmadığı sürece
o eve o kadar insan+ yavru insan nasıl sığar?
sığsa oturacak yer bulabilirler mi?
bulsalar, o gürültü patırtıda komşular isyan eder mi?
onları da çağırsak ev çöker mi?

sonra yaratıcı babamız "dışarda ....'de kutlayalım" dedi.
...'de de kutlamak bir seçenek ama
o zaman da fazla mı görgüsüzlük ediyoruz, diye düşünmeden edemiyorum.
tamam o bizim prensesimiz ama bu kadar uğraş, tantana ve masraf ne için?
kuzum bu doğum gününü fotoğraflar dışında hatırlamayacak bile.

sonra başka bir yaratıcı fikir geldi.
pazar günü kahvaltı organizasyonu düzenleyelim, hava da güzel olursa ne ala.
alman usulü olsun, herkes tatlı tatlı kahvaltısını etsin. sonunda da tobi jr. için pasta keselim.
topluca da bir fotoğraf çekeriz, ooh mis, dediler.

bakalım akşam tüm bu planlar masaya yatırılacak ve öyle karar verilecek.
doğum günü çocuğusunun olan bitenden haberi yok ama annesi yeniden doğum stresine girdi bile :)

aa, bu arada doğum günü kostümü olarak tobi jr'a deli anne'de
gördüğüm tütüden yapmaya karar verdik. teyzemiz bir prototip hazırladı bile üzerini bir kac ekleme yapmak kaldı.
şu üçünün karması gibi olacak inşallah :)


15 Mart 2012 Perşembe

alınma, gücenme olmasın...

"bana bir adım gelene ben kırk adım giderim" sözünü kullandığım olmuştur. bir konuda uzlaşmak ya da kutuplar zıt olsa da ortak bir paydada buluşmaya çalıştığım insanlar için kullanmışlığım da vardır.
"ama ben geldim sana, sıra sende" diyene gideceğimin garantisi malesef veremem. bırakın bu konuda garanti vermeyi, bu tarz emrivakilere de sinir olduğumu itiraf etmek zorundayım. sırf bu tutumu yüzünden reel bir arkadaşımın evine tam bir sene sonra ziyarete gitmişliğim de vardır. benim icin samimiyetin sırası, görevi yoktur. kimin zamanı, havası uygunsa o şekilde gelirsin, gidersin.

frambuazlı ruh pastası olmayı seçtiğim günden bu yana,
"beni bin kişi okusun, iki bin kişi takip etsin" diye bir kaygım olmadı.
beğenilmek güzel elbet. ama bence beğeni içten gelmeli, görev gibi algılanmamalı.

"ben takipteyim, sen de gel takip et" diyen değerli arkadaşlarım, bu yaklaşım bana biraz ters.
olduğum yerde, olduğum gibi kalmak istiyorum.
lütfen kimse alınmasın ve gücenmesin.

14 Mart 2012 Çarşamba

hoşgeldin can'ım...

bugün saat 15.00 civarlarında sevgili kraliçemin oğlu can dünyaya geldi. kısaca küçük prens diyebiliriz kendisine. nisan ayi gelse gitsek, hepsini görüp özlem gidersek.
ayyy, çok heyecanlıyım çooook:)

8 Mart 2012 Perşembe

kutlu olsun...

Ekmeğine, aşına,
evine, evladına
emek veren tüm kadınların
kadınlar günü kutlu olsun...

5 Mart 2012 Pazartesi

blogger anneler buraya...

yani buraya değil de şuraya :)
iki marifetli annenin fikrinden ve emeklerinden doğan bu blogu tebrik etmek istiyorum. hem blogger anneleri birliğini oluşturma cesaretini gösterdikleri için, hem de yaptıkları ropörtajlar aracılığıyla blogger annelere kendilerini ifade etme şansı verdikleri için.
günleriniz güneşli, dostluklarınız kalıcı ve yolunuz hep açık olsun...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails