30 Mayıs 2012 Çarşamba

süt anne aranıyor...

‎570 gr ağırlığında minnacık bir bebek için anne sütü aranıyor!
Mama verilemiyor.
En fazla 6 aylık anneler sütünüzü paylaşabilirsiniz!
1 poşet bile olsa İrem bebeğe sütünüzden verebilecek durumdaysanız ailesi gelip sizden alıyor ve şifa olsun diye hastaneye götürüyor.
Bu duyuruyu paylaşabilir, İstanbul, Kocaeli, Gebze civarlarında yaşayan daha çok taze anneye ulaşabilirsiniz.
İletişim: Filiz Çelik
532 703 02 18

29 Mayıs 2012 Salı

bedenimle ilgili kararlar bana aittir...


ister bir, ister üç doğururum allah izin verdiği sürece.
ister sezeryanla ister normal doğumla doğururum.
bu benim bedenim için vereceğim,
ruhumla destekleyeceğim,
doktoruma onaylatacağım şahsi kararımdır.

Allah göstermesin, şimdiye kadar kürtaj gerektirecek bir sağlık sorunu yaşamadım.
ama yaşayacak olursam da düşüneceğim son şey, yasaklar olsun isterim.

başbakan onu demiş, ona karşıymış, buna taraftarmış.
ne başbakanın görüşleri ne de muhaliflerinin görüşleriyle ilgileniyorum.

kadınlığımla, özerkliğimle, bireyselliğimle
bedenimle aldığım kararlar bana aittir.

hiç merak buyurmayınız.
ben şahsına saygısı olan,
elindekinin kıymetini bilen,
elini vicdanından çekmeden aklıyla hareket edebilen bir kadınım.
ailemi herşeyden üstün tutar,
ailemin ihtiyaçları ve geleceği için her türlü fedakarlığı yaparım.
o yüzden lütfen herkes kendi işine baksın.

fotoğraf kaynak : http://www.facebook.com/sadeceesitinsan

28 Mayıs 2012 Pazartesi

graffiti çekirgesi olarak ben;

yine bir yarışma ile gündemdeyim.

geçen sefer Posca Tr. sketch yarışmasında boy göstermiş ama dereceye giremeyerek boyumun ölçüsünü almıştım.
teselli olarak muhteşem eserimi Bursa'dan tek katılan kişi olduğumdan mütevvellit uni posca sergilemek üzere arşivine kaldırmış, ben de bir nebze de olsa kendi çapında sevindirik olmuştum.

kalem kırtasiye merakım ve havesim beni çekirge graffitici haline soktu.
yalnız bir hocam var. nasıl titiz, nasıl uyuz, anlatamam. yeteneğimi kıskandığını düşünmeye başladım.
"o öyle olmaz bu harf olmamış, çok boşluk olmuş, yok az boşluk olmuş."
sen git senelerce grafik oku, espaz ayarlarını hatim et ama bir işe yaramasın. yok yok kesin yaratıcılığımı kıskanıyor anacığım :)
şaka bir yana çıkış noktası kural tanımazlık olan bu sokak sanatında bu kadar çok kural olması hakikaten çok şaşırtıcı.
8 hazirana kadar çalışacağııım, başaracağım.
umut fakirin ekmeği, canının köşesidir, nokta.
hatta üç nokta...

çok yönlüyümdür, ayıptır söylemesi :)

teee 5 mayıstan kalma bir ödülüm, buna da bağlı bir mimim vardı. "çok yönlü blogger" ödülüne layık görülmüşüm, çok teşekkürler efenim :)
sendromsavar olarak günü ve karanlığını bir süreliğine terk edip sevgili özgün'e verdiğim sözü nihayetinde yerine getireyim dedim :P
hakkımdaki 7 vahim ama gerçek şey;
* efenim oldukça geveze olmakla beraber bazen konuştuktan sonra "allahım bunu neden söyledim ki ben bunu." dediğim olmuştur. bazen kendime illet oluyorum :(
* obezim, kesin. ben uyurken uzaylılar üzerimde deney yapmışlar ve doyma hissimi yok etmişler sanki. yemekten kalkarken bile açım. diyetteyim diye söylemiyorum genelde böyleyim. hele ki tatlı sözkonusu olunca beynim dönüyor :)
* dikkatim epey dağınıktır. hem de nasıl? bir doktora görünmem şart oldu. go oynuyorum biraz da olsun kendimi geliştirebilirim diye düşünüyordum ama ne mümkün? kapağı açık kalmış uhu gibiyim, uçarı ve haşarı :)
* fikir obeziyim. arada coşar proje insanı olurum. düşünüp hayal ettiğim herşeyi yapsaydım dünya eminim rengarenk bir yer olurdu.
* yine karnım acıktı.
* eleştirilmekten hoşlanmam, eleştirenden hiç hoşlanmam. olay anında gıcıklaşırım birden.
* manyak rüyalar görürüm hep. bilim kurgu ve milim korku tadında. spielberg'e anlatsam, seri filmlerini çeker.
* anne olduğumdan beri çok durulduğumu söylüyorlar, doğrudur. durulduğum kadar yorulduğumdan da olsa gerek.
tobi jr. yattıktan sonra darin bir oh çekip aylaklık yapıyorum sonra da bundan dolayı vicdan azabı çekip gidip uyurken kızımı uzun uzun seyredip bol bol dua ediyorum.

26 Mayıs 2012 Cumartesi

özsüt "trio"


tanıştırayım.
kendisi bir rüya.
saat 01:51 olunca tatlı bir rüya sadece. simdi önüme koysalar,
diyeti, formumu,
irademi boşverip kocamaan bir dilimi sade kahve eşliğinde afiyetle yerim.
belki o zaman 3 çikolatanın hazzı damağıma olduğu kadar ruhuma da yerleşir.

epeydir yazamadım. evet, çok yoğundum.
ve bu ara çok "yoğunum"...

içimde tuta tuta kabarttığım köpükleri
bıdıd bıdıdı burada kusup ne sizleri baymak,
ne de çocukça mesaj varmaya çalıştığım falan düşünülsün de istemiyorum.
istemiyordum şu ana kadar.

dedim içimden geçenleri içimde tutarak sadece kendimi yormaktan yoruldum.
nasılsa bazı şeyleri aşacak kadar uzun zaman geçirdik. bunun zararından çok yararı dokunur,
uzaklaşmak yerine yakınlaşırız diye düşündüm.
hissettiklerimi, şüpheciklerimi, korkularımla beslenen uçarı hislerimi sesli dile getirdim.
hay dilimi eşşek arısı soksun.

yine dürüstçe kendimi ifade ettiğim için özür diledim.
bir de üstüne şebeklikler, maymunluklar yaptım. esprileri havada uçurdum.
o arada bir haftadır sessiz ve derinden varlığını sürdüren alerjik döküntülerimin kaşıntısıyla cebelleşmeye başladım.
iş çıkışı acile gidip iğnemi vurdurdum da en azından beni kemiren şeylerden en az birinden kurtulmuş oldum.,
şimdilik.

bir de üstüne ilacın yan etkisi bir uyku hali çöktü üzerime. kendimi eve zor attım.
allahtan eve geldiğimde inanılmaz güleryüz ve şefkatle karşılaştım ki, sıkıntılarım bir anda uçup gidiverdi.
"inanılmaz" demiş miydim?

yarın 6,5 ssat sürecek CS6 eğitim seminerine katılacağım. doktorun verdiği ilaç dopingimi yarina sakliyorum.
inşallah uyku falan yapmaz.

gördüğünüz gibi yoğunluğu yüksek günler yaşıyorum.
allahtan ya regl olacağımdır,
ya da mevsimsel atak dönemim gelmiştir.
(bahar aylarında akıl hastalıklarında ve ataklarında artış görülüyormuş)
işte ya rahmim, ya da beynim yumurtluyor benim.
ne yazık ki ikisi de yakın çevrem tarafından pek sevilen birşey değil.

adı işte atak, geçer de inşallah bir an önce herkesin sevdiği
neşeli şirin tobi halime geri dönerim.
sıkın dişinizi az kaldı...

16 Mayıs 2012 Çarşamba

15 Mayıs 2012 "İlk Adım Günü"

dün yazmaya fırsat bulamadım ama aklımdayken biraya yazayım da not edeyim dedim.
kuzum dün birden ve resmen yürümeye başladı.
daha doğrusu başlamış.
Leyla aradı dün sesinden kelebekler, kuşlar, çiçekler fışkırıyordu adeta.
"müjde, kızın yürüyor" dedi. hem çok sevindim hem de içm cızladı.
ilk yürüyüşüne tanık olamadım, daha kimbilir nelerini sonradan öğrenip tanık olacağım dedim.
dedim ama elimle hemen kovaladim bu karamsar iç cızlatıcı fikirleri.
ve yeniden çok sevindim.

akşam da bana yürüdü kuzum. ama çok yorulmuş o coşkudan ve yürüme çalışmalarından.
arkamdan pıt pıt yürüyordu sonra baktım emekleyerek geliyor :)
akşam yorgunluktan tos tos uyudu minik kelebeğim.

23 Nisanda ann-ne dedi,
15 Mayısta yürüdü.
bakalım önümüzdeki günler neler getirecek?

geçmiş anneler gününüz kutlu olsun.

evet evet çok hayırsızım bugünlerde. işler yoğun, hayat yoğun.
bahar alerjileri yüzünden salya sümüğüm vb. bir sürü şey sayabilirim ama üşeniyorum :)
kiminizin geçmiş anneler gününü, kiminizin gelecek anneler gününü,
gevezemin annanesinin annaneler gününü canı gönülden kutlarım...

geçen sene anneler gününde tobi jr. 2 aylik bir bebe olduğundan babişkosunun kucağında bana günaydın demişti. bu sene beraberce kahvalti ettik, çatalı isterken. tabağı çekerken, peçeteyle ağzını silmeye çalışırken bol bol bana "annn-ne" dedi bebişkom. ben tabi ki mest oldum.
bir önceki geceki maçın hüznünün üstüne ilaç gibi geldi benim melek kızım.
ona da dedim,
kanarya, aslan, timsah, hamsi yaramaz.
aman sen kara kartal'ın izinden şaşma.
ne de olsa çarşı, herşeye karşı :)

kuzumla babası anneler günü hediyesi olarak beni bir önceki gün bir sürücü kursuna kayıt ettirmişler.
ehliyet alacağım nihayet, yani inşallah.
çok sevindirik oldum, hi huhuhuu.

anneler gününe kızımla birlikte giyeceğimiz tişört tasarlamıştım. harala güreleden bir türlü fırsatım olmamıştı. ama grafiti üstadı iş arkadaşım Arif Ç.'nin desteğiyle tişörtümüzü boyadık. öyle ahım şahım bişi değil ama bu staj işimiz olsun. bu beğeni kazanırsa babalar gününe başka bir fikrim var :)
Bora Şahin'in objektifinden fotoğraflarımızla karşınızdayım.
tobi ve jr. : analar günü konseptli tişört çalışması :)


7 Mayıs 2012 Pazartesi

nananeye ziyaret...

hafta sonu nananemize sürpriz yaptık.
cuma akşamı babişkomuz bizi otobüse bindirdi,
efetur konforu ile kuzumla ikinci hatta üçüncü otobüs yolculuğumuzu da başarıyla tamamlamış olduk.
geçen gidişimizde uyuyan böcük bu sefer uyumadı. enerjik, dinamik ve oldukça sosyal idi.
yan koltuktaki ablalara gülücükler atıldı, arkadaki abiye cee e şovları yapıldı.
çapraz arkadaki amcaya utangaç bakışlar fırlatıldı.
koltuktaki tv kurcalandı, çizgi filmdeki ayıcık bahanesi ile ekran ve bilimum düğmeler mıncıklandı.
dışarısı seyredilip cama el, yüz, burun baskıları yapıldı.
bebe büskivisi yerken görüntülenen bu yavru tospaa yolculuktan oldukça memnun kalmakla beraber,
otobüsten inerken çaprazdaki amcaya bay bay bile yaptı.

nananemizle geçirdiğimiz iki gün rüya gibi geçti.
dedemizle tavuklara ekmek attık, pazara gittik.
teyzemizle martılara baktık, denizi seyrettik.
nananemizin öksürüğünü taklit ettik, kargaları seyrettik.
onları da taklit etmeye çalıştı kuzum, o denedikçe biz gülmekten yerlere yattık.
kızdı biraz bize sanırsam, bir daha yapmadı :)

sıralama ve emekleme eşliğinde evi turladık ama en çok koridoru sevdik.
sevgili arkadaşımız su damacanası da oradaydı, kuzumun ayakkabısı da.

pazar günü babamız bizi almaya geldi de, kuzumuzun yüzündeki güller iyice açtı.
özlemiş babişkosunu bıdıksu.
ayrılırken nanane ve dedemize öpücüklü bay baylar yaptık.
yolda koltuğumuzda tos tos uyuyarak eve geldik.

nananeyi alıp getirmeyi planlarken yine yalnız döndük.
bir sonrakine başaracağız, kararlıyız :)

2 Mayıs 2012 Çarşamba

Sn. Adnan Bey...


Ne hakkınız var?
hı, soyleyin ne hakkınız var da faturanızı ödemeyip adamları üzüyorsunuz?
sizi çok ayıpladık, kendinize geliniz lütfen. :)
ya tobicim gene ne diyorsun sen, demeyiniz.
şu linke tıklayınız lütfen;
http://www.sapanca-golevi-restaurant.com/
hahahaha :D

izmiri düşlüyorum, gözlerim kapalı...

bahar geldi ya, izmirim de geldi.bu ara izmir'e gelen giden çok. izmir'den haber de çok.
bu sebepten midir bilinmez, izmir kokulu bir rüya gördüm akşam.

sevgili arkadaşım nagiş, nezle olmuş bizde kalıyormuş.ben de deliler gibi eşya topluyorum evde, izmir'e taşınıyormuşuz.
annem bizde, tv izliyor ben canla başla çalışırken.nasıl bir dağınıklık, sormayın gitsin.
hem topluyorum, hem ayıklıyorum.
böcükkolarım yeni evdeymişler, nakliye arabası da yoldaymış.
gazete kağıtlarına sarıyorum kırılacakları bir yandan da saate bakıyorum.
biraz sıkıntı, biraz da heyecan var içimde.
"annemlere uzak kalacağız ama sana yakın olacağımız için seviniyorum" diyorum nagişe.
nezle olmuş ya, kendine bakamamış diye hayıflanıyorum, bir yandan :)

velhasıl izmirim gelmiş benim. her bahar olduğu gibi, bedenim burada ama ruhum taşınıyor. hıdırelleze anneme gitsek de, tebdili mekanda ferahlık mı olsa?bilemedim :p

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails