27 Ağustos 2012 Pazartesi

bergüzar görünümlü işgüzar

anacım yok, kaçış yok.
onlar her yerde.

duruşuna bakıyorsun;
işini bilen, altyapısı sağlam, bilgisi görgüsü yetkin.
sonra gözlüklerini takıyor bir daha bakıyorsun,
içinden canavar çıkıyor sanki.
tek amacı sabah geldim, akşam gittim, mesaimi doldurdum diyen,
rica minnet iş yapan ki onu da yarım yamalak yapan,
elinde bir tek örgüsü eksik canavar ama giyim kuşam sağlam.
diğer bir versiyon da
akça pakça yüzüne bakıp aldandığınız ağzını açınca ego kusanı.
iki tiplemenin ortak özelliği ise,
üstlerine vazifeymiş gibi,
"o iş ne oldu, bitti mi, gitti mi?"
"ben geçen gün gördüm eşim bile dedi bu ne biçim fotoğraf böyle,
kim ilgileniyorsa söyleyelim de kaldırsınlar"
deyip bir de avırlı tavırlı haller.
ben sessizimdir, sakinimdir, uyumluyumdur, şevkatliyimdir ama...

herkes yerini bilecek, tavrına dikkat edecek,
egosuna ve tribine hakim olacak.
aman dikkat...

26 Ağustos 2012 Pazar

basibosluk ve huzur...

Carreforda aylaklik keyfindeyim. Evin kalabaligindan kactim.
Nazimin gececegini umuyor, eve gitmek icin cok da acele
Etmiyorum.
Hamileligimin 7. Ayindan beri hayatima mudahale had safhada.
Tobi jr. Dogduktan sonra bu mudehale cig gibi buyudu.
Artik beyimle ne kafamiza gore takilabiliyoruz ne de
Evde basbas kalabiliyoruz. Hafta sonlari ozellikle kamuya acik alan gibiyiz.
Meshur cat kapi ziyaretleri, isigi gordum geldimler. Yola ciktiktan sonra
Arayip haber vermeler.
Evet kzum masallah cok tatli ve slzler de cok.seviyor ve ozluyorsunuz. Allah bozmasin..
Biz de sizi cok sviyoruz ama ozel hayatimiza biraz saygi istiyoruz.

Evde bebegim, kocam, ailem ve yapacak bir suru isim var. Ama ben carrefourda
Aylaklik yapiyorum. Boyle de dusununce vicdanim da sizlamiyor degil ama sozlerimi
Kontrol etsem de hislerim boyle.
Boyle iste...

23 Ağustos 2012 Perşembe

günler geçiyor koştur koştur...

sevgili sevenlerim,
sizlere yeni işimdeki geçici masamdan sesleniyorum. bilgisayarciğim sipar edildiğinden gelmesini heyecanla beklerken, izin hakkını kullanan mesai arkadaşımın bilgisayarından yazıyorum.
işler çok, vakit az.
ama neşe çok, stres az.
tasarım bol, karışan az.

Allayım sen bizi nazarlardan koru yarebbi :)
fazla kalamayacağım ama sözüm söz ilk fırsatta bol fotolu bir post yazacağım.
bayramda çok gezdik, çoook :)

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Kum canavarı ve tobinin maceralari

Tobi tatilden bildiriyor...
Tobi jr. İle erkencikten yatmak durumunda kalan anne, sabah 4de uyanır, gezinir, tikinir, post yazar.

Kuzumuz kum canavarı...
Oysa ki ben su canavarı olduğunu düşünmüştüm, hayal görmüşüm. Tobi jr.tatli su balığı olabilir ancak. Havuz performansımız denize nazaran çok daha başarılı. Her ikisinin girişinde de, oryantasyon anne kucağında gerçekleşiyor. Anne su kenarına oturuyor, bocuk de kucağına. Alıştırarak, oyunlar oynayarak, seslendirme yaparak, cip cip gösterileri ve mehter marşı eşliğinde suya değmeyi başarıyoruz. 15 dk. Sonra anne-baba işbirliği sonucu bağır çağır simide yerleştirilen Tobi jr. Ayakları yere değmeyecek seviyeye gelince susuyor.
Evet, sevgili kum canavarımız sudaki kuma tahammül edemiyor hem de ayağında "apika"lari varken. Kuma gomulunce ayaklarinin kayboldugunu saniyor sanirim.
"Apika"nin Tercümesi ayakkabı oluyor ki, bu da böceğimizin dillendiginin kanıtı. Babaannemizin adı, Nunu.
Attinnn: attı
Ini: ineceğim
Aşaa: aşağı
Bebi: Pepee
Bunlar dısında otudu, kaktı, düştü, emmek, meynir, şu, şüt, annane, dide, teyze, a şun (aysun), abi, ho ho, pisi, me, al, ver soyleyebildiklerimizden.
Mikirdanmalar başladı. Anne kaçar. Tatil boncuğu ultra süper anneci oldu, bu arada.
O koala, ben okaliptus...
;)

(bu arada türkce karakter sıkıntısı ipadden kaynaklı. Lütfen kusuruma bakmayın)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails