25 Ağustos 2014 Pazartesi

Düğün dernek...

Malum Ramazan ayı bitişiyle düğün sezonumuz açılmış bulunuyor.

Geçtiğimiz hafta sonu itibariyle biz de düğün dernek mevzularına hızlı bir giriş yaptık.

Ülke gündemini bıraktık, kendi gündemimizi yarattık. "Ay ne giysem, hay allah bu elbiseye uyacak ayakkabımla çantam yok. Yeterince de bronzlaşamadık, bikini izi mi o?. Spreylerden mi sürsem fondöten mi sürsem, yoksa kendimi aşıp solaryuma gitsem? Topuzum bu sıcağa dayanır mı, makyajım inşallah akmaz gibi" gibi kadınsal dertlerin içinde kaybolduk.

Kaybolduk ama şahsım adına söylüyorum ki, buna değdiğini düşünüyorum, bana yaradı.

*Bir kere çarşı, avm gibi mekanlarda aradığını bulmak konusunda hızlı turlar yapmayı,
*En iyi topuklu ayakkabının düğünde masanın altında en kolay çıkarılıp giyilebilen olduğunu,
*Bronzlaştırıcı spreylerin kullanım talimatlarına birebir uyulması gerektiğini ve sonuçla yaklaşık 3 saat sonra yüzleştiğinizde "aman allahım kim bu kınalı yapıncak" çığlıkları atmamak için en az 1 gün önce prova yapmak gerektiğini,
*Ayakkabı, aksesuar seçimi için tercihen kokoş ama sınırlarınızdan haberdar sabırlı bir alışveriş danışmanı arkadaşla alışverişe gidilmesi gerektiğini,
*Arabanın bagajında kıyafete uygun bir de düz taban ayakkabı koymuş olmanın, gecenin ilerleyen saatlerinde süper lotoyu tutturmuşsun gibi über sevindirdiğini,
*Kuaförün sana topuzunu aynalar yardımıyla gösterdiği şova aldanmayıp, mutlaka her açıdan kontrol etmek gerektiğini,
*Düğünün yapılacağı otelde saç ve makyaj rötüşlarını yapacak kuaför hizmetinin olup olmadığını kontrol etmenin önemli olduğunu,
*Katıldığın gecenin sonunda usta fotoğrafçılardan aldığın fotoğraflarına baktığında duyduğun haz sonrasında, düğün öncesi "yahu ben kendi düğünüme bu kadar hazırlanmadım" diye hayıflanmanın ne kadar gereksiz olduğunu,

öğrendim...

Maraton daha yeni başladı,2'si bitti önümüzde 2 düğün, 1 kına ve 2 de nikah var.
Hazır mıyız amaaan, oturmaya mı geldik gençler?
:)



toplu selfie'lere devam...

14 Ağustos 2014 Perşembe

tembel tobii :)

Ay evet farkındayım. bu ara yazma konusunda çok tembelim. Bundan bir ay önce yazdığım postlar biraz karamsar ve boşluklar içindeydi. Ama şimdi gayeet iyiyim, boşluklarımı doldurdum geldim :)

Annem Allah'ıma binlerce şükür çok daha iyi durumda. 3 haftalık hastane maceramızdan sonra, Nilüfer Sultan eve çıktı. Oksijen makinasının yanına BPAP adı verilen yeni bir makina geldi. Sigarayı hayatından çıkardı ve bu konuda oldukça azimli ve azmine hayranım. Allah kimseyi sevdiklerinden ayırmasın, biz sınandık ve derslerimizi aldık.


Annemi sağsalim ve daha sağlıklı bir şekilde babam ve ablama emanet ettikten sonra, öbür annemizi Nurtopu'muzu ziyarete gittik bayram öncesi. Çok da güzel bir tatil yaptık ailece. Nurtopu'nun harika yemekleri, Baran Dede'nin sıcak pideleri, havuz başı dostlarla mangal partileri, Karaincir Plajı ve Gümüşlük'te özlem dolu arkadaş buluşmaları. Çılgın Bodrum geceleri diyemeyeceğim çünkü 3,5 yaşında bir kızınız varsa ve ailece evde olmanızı bir fırsat olarak gördüyse, gece 22:30'dan ötesini göremezsiniz. En çılgın gecemiz Turgutreis sahilinde Beşiktaş maçının olduğu gece Tobi Jr. ile yaptığımız uzuun yürüyüşümüz olabilir. Tatil güzel, dingin ve dinlendiriciydi ve de malesef bitti. Vatandaşlık görevimizi yapmak için ayın 8'inde dönüş yoluna geçtik. Trafik felaketti ama gece yarısı da olsa evimize kazasız belasız geri döndük.

Kuzumla hamak "selfie"miz;

Babamızla havuz keyfimiz;





LinkWithin

Related Posts with Thumbnails