komşuculuk :)

31 aralık gecesi, biz taşındığımızda ilgi ve alakasını bizden esirgemeyen alt komşumuza jest olarak, yaptığım kurdelalı çikolatalı kurabiyelerden götürme gafletinde bulunmuştum. gaflet diyorum çünkü, istemeden bir komşuculuk döngüsünü başlatmış oldum. 
birkaç gün sonra o da sağolsun bizi düşünmüş, en sevdiğimden kabak tatlısı getirmiş. sonrasında da aşure...
ve boş tabak verilmez ilkesiyle hareket edince ocak sonu oldu, tabaklar hala bizde. 
neden mi? çünkü ben öyle içine konulacak kalitede birşeyler pişirmeyi henüz beceremiyorum. 
beceremiyordum ama dün kendimi aştım ve (ilk denemesi felaketle sonuçlanmıştı, bunda başardım) zeytinyağlı yaprak sarması yaptım hi hu :) güzelce tabağa dizdim yanlarına limon dilimcikleri koydum,  ev terliklerimle pıtır pıtır aşağı indim ama evde yoktular. sabah seslerini duydum ama "rüyanızda mı gördünüz" demesinler diye, öğleden sonra götürmeye karar verdim. çok mutluyum ama umarım bir daha paslaşmayız böyle. yeteneklerim kısıtlı olunca zor,
sevdiceğim için geliştiremediğim mutfak becerilerimi, komşumuz için geliştirmeye çalışmak da, biraz garip oluyor. ne olacak bizim bu, kendimizi beğendirme saplantımız?

Yorumlar

Popüler Yayınlar