10 Aralık 2012 Pazartesi

şuşi ve ben...

caponumtrak beğenilerime bir yenisini daha eklemek isterim.
şuşi...
malum bursa, kimilerine göre taşra.
bir zamanlar şey pub'ın olduğu yer uzakdoğu lezzetlerini bünyesinde barındıran bir restaurant idi ama günümüze kadar dayanamadı.
şimdilerde ise korupark'ta sushico modası esiyor.
çekik gözlü mutfağını merak eden varsa buyursun.
bendeniz ilk şuşi deneyimimi kani roll ile yaptım. dedim "çiğ balık ağır gelebilir, en iyisi yengeçli bir başlangıç yapalım." iyi ki de garson beyi değil de kendi iç sesimi dinlemişim.
iç sesimle sakinleştirdiğim midem kani roll ile biraz coşsa da, sakinliğini korudu. garson beyimizin yönlendirmesi ile içinde yok yok olan acılı canadian roll ile şuşi dünyasına giriş yapan sevgili kader ortağım benim kadar şanslı değil idi. ilkini karambole yedi ama ikincisinde de yaşama sevinci de uçup gitti. sevgili arkadaşımın yüzü öyle bir düştü ki, midesiyle birlikte yerle bir oldu.
neymiş şuşi ağız tadımıza uyan bir lezzet değilmiş. ben balığı ızgara seviyorum arkadaş. yosunlu pirinçli versiyonu tercih edebileceğim bir tür değil.
sushico'ya bi daha gider miyim? evet.
çünkü tadını merak ettiğim tai, çin ve bilumum uzakdoğu yiyecekleri var.
şuşi yer miyim? sanmıyorum, belki başka bir türünü tadarım ama ruh halime bağlı.
restoran nasıl? güzel.
çalışanlar ilgili, yardımsever ve kısmen bilgili.
çubuklarımız için aparat teklif eden top sakallı garsona yardım tarzı ve nezaketi için yıldızlı pekiyi veriyorum ama sipariş verirken ukalalık eden köse abimize zayıf veriyorum. "şu kani'nin içindeki nedir?" diye sorduğumda "altında türkçesi yazıyor" diyen sevgili arkadaşım soruyorum sana simuri'nin neresi türkçe? ilk defa şuşi yiyorsak da çok şükür okuma yazmamız var.
bir de pos cihazı krizimiz var, kendisiyle. kartiniz onaylanmadı, sizinki de onaylanmadı diye trip attı ama ısrarlarımız sonucunda paşamın pos cihazı arızalı çıktı.
sen bizi ezik mi sandın. hı?
terbiyesiiiiz :)

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails