14 Ekim 2008 Salı

gün soğuk, güneş donuk...

kış geliyor yavaş yavaş, hissettirmeden, içimize işliyor... 
güneşin parlaklığı aldatmasın, giyinin sıkıca hırkaları, montları artık. 
bana da öyle uzaylıymışım gibi bakmasın insancıklar. 

deli dali üzerine  izlenimlerimi yazacaktım ama, kapıda kaldık. ekimde cenabet yönümüz ağır bastı ve  çin seddi gibi uzanan kapı önü sırasını aşamayarak, hüzünlü bir geri dönüş yaşadık. kasımda bir daha şansımızı deneyeceğiz bakalım. 

asıl üzüldüğüm "İstanbul Go Turnuvası"na bir beş dakikacık bile uğrayamamış olmam. önünden geçtiğim, metro camına vantuzlu oyuncak gibi yapıştığım halde..
cumartesi çalışanı olarak turnuva katılımcısı olamamak ayrıca kahretmisti beni zaten. 
bir de üstüne yolları, denizleri aş, dali için turnuvayı feda et, 
sonra da yağmurda ıslanmış yavru sokak kedisi gibi süklüm püklüm dön evine...

4 yorum:

özii dedi ki...

Ayy canım yaa çok üzüldüm , keşke turnuvaya bari gelebilseydiniz .
Ne dali , ne turnuva valla yazık olmuş...

aysedeniz dedi ki...

ee ne yapalim bahtsiz bedeviyi, cölde kutup ayisi opermis, 8-9 kasimi ayirdim takvimde. Eskisehire gitmek nasip olur insallah:)

çilek dedi ki...

Ama olsun en azından kardeşini gördün, acı hafifletici bir neden olsa gerek :)) hhihihiih

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

heheh evet cileğim benim, gezinin en tatlı kısmı sen ben filizle sokak ortasinda, kasla goz arasinda sigara ve dedikodu kacamagimizdi. cook ozledim seni..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails