3 Ocak 2011 Pazartesi

sonu da, başı da güzeldi...

ayıptır söylemesi çok eğlendik biz.
yıl sonu kutlamamız planladığımız gibi bol yemekli, mezeli ve sohbetli geçti.
fotoğraf yayınlayamıyorum çünkü bir cep telefonu görüntüsünden başka fotoğrafımız yok.
neden?
çünkü ali alper, "nasılsa kıvanç'ta makine var", demiş.
kıvanç da "nasılsa onur'da makine var" demiş.
onur da "nasılsa kıvanç makinesini getirir" demiş ve bizimkinin şarjının olmadığını farketmemiş.
ayşe de zamannında şarj aletini kaybettiğinden, eğlencemiz görsel kayıtlara geçemedi :P
planlarımızda tabu oynamak da vardı ama yorgunluktan oynamak nasip olmadi.
02.30 gibi uykulu gözlerle sonlasa da gecemiz, çok güzeldi.
misafirlerimiz;
hülya-kıvanç çifti, meryem-ali alper çifti ve sedat teki olmasaydı bir yıl bu kadar keyifle uğurlanabilir miydi?
bilemiyorum, sanmıyorum:))

yıl biteeer, eğlence bitmez dedik.
meryem, ali alper, sedat, ben ve böcük beyim ile sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra,
"sirekin"ler ile misi köyünde buluştuk.
"izmirliler güneşi görünce soyunurlarmış" sözü boşuna değilmiş. güneşin peşi sıra dökülmüşler yollara.
ne de iyi etmişler. misi köyü kahvesi'nde bol köpüklü türk kahvelerimizi içtikten sonra küçük bir misiköy yürüyüşü yaptık.
köy kahvesinin sobasının etrafında oraletlerimizi içip, gazetelerimizi okuduk.
bari bu küçük gezimizi görüntüleyelim deyip, kıvanç fotoğraf makinesini yanına almış. fakat hafıza kartını evde unutmuş bu sefer.
dönüş yolunda yemeklik alışverişimizi yapıp,"sirekin"lere doğru yola çıktık, hep beraber.
cips ve patlamış mısır eşliğinde cameron diaz'in başrolünde olduğu "kutu- the box" filmini izledik.

sonundan hiçbirşey anlamadık. ayrıca cameron diaz romantik komedi ve maceralarda oynasın. drama hiç ona göre değil.
tavsiye etmiyorum, bizimki gibi gülüş cümbüş bir ekiple seyretmiyorsanız, sıkılabilirsiniz.

sonra tv'de yayınlanan "esaretin bedeli-shaw shank redemption" izledik. benim 5. veya 6. izleyişimdi. son 10 yılın en iyi filmlerinden biri seçilmiş. bakın bunu tavsiye ediyorum, hala izlemeyen varsa, tabii.
sonra yemek yedik. sonra yine tv izledik, meyve yedik. iki günlük tüm tembellik aktivitelerimizi yaptıktan sonra, gözlerimizden akan uykularla evlerimizin yolunu tuttuk.

dedim ya: yılın sonu da, başı da güzeldi.
yine yapalım :)))

5 yorum:

kara kitap dedi ki...

hi hiii bizim yıl sonu, yıl başımız gibi olmuş.benzer aktiviteler. 2011'de her gününüz bu kadar keyifli geçsin. :))

Cressy dedi ki...

The Box benim favorilerimdendir aslinda(=

vazgecemedigin bir kalabalikla bir seyleri kutlamak ne kadar keyifli, ilk 'uzak' yeni yilimdi benim, Amerika'da. hep bir arada olun, biz de olalim bir gun yeniden!

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

*kara kitap, paralel kutlmalar yapmisiz hakikaten. 2011 simdiden pek bir keyifli sanki. aman gri bulutlar bizden uzak olsun:)
*cressy, zorunlu olarak 'uzak' kalmadigin surece, sorun yok. sevdiklerin hep seninle beraber. yeni yilin kutlu olsun :)

Özgür dedi ki...

Sizin ekipte "The Shawshank Redemption"ı daha önce izlememiş olan var mıydı peki, merak ettim. IMDB'de bir numara.

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

bizim ekipte izlemeyen cikmadi. masallah herkes izlemis :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails