25 Ağustos 2011 Perşembe

tobi'nin tatil notları 2011


tatil notlarımı yazmak için biraz geç kaldım farkındayım.
tatil bitti tatil başlıyor, tobi tembeli ancak yazıyor, demeyiniz lütfen:)
başlıyorum;
* tatil denilen kavram, çok özlenen beklenen ama rüzgar gibi gecip giden bir zaman dilimini temsil eder. ben yaşadım, gördüm.
* bodrum'a gittik beraber, turgutreis'te de yaşadık. bodrum seyirlik, turgutreis yaşamalık.
* gümüşlük ise bayılmalık. assos gibi minicik bir yer ama çoook güzeeeel.
* yalıkavak çok meşhur ama ben pek beğenmedim. dogru dürüst bir sahili, plajı bile yok. ya da biz bulamadık :P
* bitez yalı'sına varamadık ama bitezi gördük. çok sevdim, cici bir yer.
* bitez'de dondurmacı göremedim ama bodrum'ba bir "bitez dondurmacısı" var.
yok böyle bir lezzet. kocamaaan bir dondurma yedim ama tadına doyamadım.
* koskoca bodrumda barlar sokağını bulamadık. navigasyon aletinden öğrenip ikinci ziyaretimizde bulduk.
meğersem bir bodrum varmış, bir de alternatif bodrum varmış. matruşka gibi içiçe :)
* müze kartımı bulamadığımdan bodrum su altı arkeoloji müzesi'ni böcüğümün sponsorluğunda gezdim.
* bodrum su altı arkeoloji müzesi'ni gezecekseniz bizim gibi son güne bırakmayın. kocamaaan bir yermiş meğerse kale içi. gez gez bitmedi. en az bir gün ayırmak lazım.
* akçabük, akyarlar ve karaincir'de denize girdik. en çok karaincir koyunu beğendik. kızım da ilk deniz sefasını orada yapmış oldu.
* deniz suyu sıcaklığı 24 derece idi. o yüzden mehter marşı eşliğinde girdiğim denizden izmir marşı ile çıkmak durumunda kaldım bırrr...
* evrenin son gün kıyağı sebeiyle deniz ısınıktı. denize bir girdim çıkmak bilmedim. derilerim buruştu da, öyle çıktım ancak.
* tobi jr. meyve suyu ve püresine başladı. şeftali in, havuç suyu out.
* kuzuların kuzusunun mama miktarını tatile giderken 120ml'ye dönüşte de 150ml'ye çıkardık. lepistes kızım maşallah hepsini yiyor, yarasın tosunuma.
* iki yeni kitabım oldu. "elif şafak-iskender", "zülfü livaneli-serenad". bu hafta ikisi de bitti. oku-yorum'larım daha sonra.
* hergün kullandığımız karabiber'in nerede yetiştiğini öğrendim. kocamaan bir ağaçta salınan pembe topçuk salkımların karabiber olduğuna inanmakta güçlük çektim. kurutulmak üzere nurtopu annemle böcüğüm evimiz için karabiber topladı. ağacın sahibi var mı bilemediğimizden kızımla birlikte gözcülük ettik biz de. hihihi:)
* turgutreis mudo marina'dan kocamaaan iki bardak aldım. su içtikçe kendimi devler ülkesindeki güliver gibi hissediyorum.
* L beden elbiselere giremediğimi farkedince çok ciddi kararlar aldım. süt derdimiz bitsin, kendimi baştan yaratıcam :P
* saçlarımı boyadıktan sonra farkettim ki şakaklarımdaki saçlarım seyrelmiş, kafa derim görünüyor. dr.google'a sordum. doğum sonrası süt veren annelerde demir eksikliğinden saç dökülebilirmiş. hemen kendi kafama göre almayı bıraktığım gyno-ferro demir haplarımı almaya başladım. etkisini göstermesini bekliyorum. yoksa kel kalacağım ühü ühü ühüüü :(
* mp3 dinletici aygıtımı bulamadım. nereye sokuşturdum acaba.
* dikkat dağınıklığı ve unutkanlık sorunuma bir çözüm bulmam lazım, ginko biloba mı alsam, işe yarar mı acaba?
* denize giderken ilk gün havluları unuttum, ikincisinde kızın mama ve biberon çantasını evde, dönüş yolunda ise akhisar çıkışındaki PO'da lavaboda kocaman çantamı unuttum. 10km sonra farkettik allahtan da, böcüğüm geri dönüp aldı, kaybolmadan.
* az daha unutuyordum. turgutreis hırkız köpekleri kapının önünden sandaletlerimi çaldılar.
4 ev ötede yol kenarında kemirilmiş olarak buldum cicilerimi.
tekinin bantı kopmuş ama dikilebilecek durumda. ingiliz-hint komşunun ingiliz köpeğinden şüpheleniyorum.
* tatlı bir tatil sabahı ingiliz komşu "shela" ve ingiliz-hint kocası "kevin"in küfür içerikli aile kavgasına kulaktan şahit olduktan sonra ingilizce kelime dağarcığımın düşündüğüm kadar dar olmadığını anladım.
* bodrum'un bir italyan kasabası olduğundan şüpheleniyorum. bodroma, prinça bella, tutto bene...
* sabah nöbetimden sonra kuzumla tos tos uyudum bol bol. uyuduk da büyüdük beraber.
* dönüş yolunda kuşadası'na da uğradık bir geceliğine. semoş annanesinin elini öptü benim kızım.
* susurluk yasa'ya uğrayıp kırmızı pul biber aldık, kendimize ve sipariş veren tüm aile fertlerine. yolunuz düşerse tavsiye ederim. gerçekten acı, ama çok lezzetli :)
* gittik, gezdik, döndük.
bir tatil sezonunu da böylece kapatmış olduk.
her günümüz tatil gibi, en kötü tatilimiz bu seneki gibi olsun...

diyerek de bitiriyorum :)


5 yorum:

YILDIZ dedi ki...

Bodrumun gezilmedik yeri kalmamış anlaşılan;))

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

kaldi kaldi, göltürkbükü ve gümbete gidemedik mesela. tatilimiz yetmedi, seneye artık:))

Özgür dedi ki...

Dr. Google. :)

Çilek dedi ki...

Bende senden sonra gittim. Keşke arasaydın sana bodrum'da gidilecek yerler listesi yapardım kuzu, unuttun mu annem orda yaşıyor yaaa.. Akyarlar benim her sene favorimdir, kara incir de ondan sonra gelir. En azından oraları keşfetmiş olmanıza ve güzel denizine girmiş olmanıza sevindim :D Barlar sokağını endişe etme bende bulamamıştım, hatta bu sene gittiğimde yine bulamadım, 3 tur sonrasında buldum ve anladım ki barlar sokağını çok gözümde büyütüyorum her sene :D hihihi.

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

aa, kuzum onumuzdeki agustos'ta sorarim uzulme sen. cocuklu tatilciyiz biz artik. babaannemizi bol bol ziyaret edecegiz artik yaz tatillerinde :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails