25 Ocak 2009 Pazar

ödevimi yaptım:)

mimlerimi yazdım, ödevimi yaptım ama bitirmedim, daha 4lerimi de yazacağım, çünkü çok hoşuma gitti.
her gün kendimden yazarken, nasıl da yüzeysel şeyler anlattığımı farkettim. yani hep bir saklanma güdüsü var. ya kaybetmekten korkar saklar, ya da kaybolmaktan korkup saklanırım.bugün kaygılı ve sümüklü bir gündü. sonunda sevdiceğim dayanamadı, "gel bakalım şevkat yapalım senle accık" dedi. burnumdan nefes alamayacak hale gelene kadar mızıklandım, böğğr diye döktüm kendimi.ruh sancısı ile başlıyor her şey, negatif iyonlar üstüme hücum ediyor adeta. sonra bir gözyaşı krizi başlıyor, uykusu gelen çocuk gibi. ardından sadece gitmek kavramı yapışıyor beynine (pijamalarınla markete inip sigara ve çikolata alınca biraz rahatlama oluyor tabi). sonra biraz uyku iyi geliyor. en sonunda gene mızıklanıyor sonra da maymuna dönüşüyorsun, çipil çipil etrafa bakınan.bir iki gün kas ağrısı sonunda şiddetli karın ağrısı ile nihai sonuca ulaşıyorsun.
kadın olmanın zorlukları, aylık mutsuzluk nöbetleri...
allah, sevdiceğime sabır versin. böyle dönemlerde sakinleştirici falan mı alsam, yaş geçtikçe huysuzlaşıyorum sanırım. ne bileyim işte...

illüstrasyon: http://asahinoboru.deviantart.com

2 yorum:

özii dedi ki...

Canım benim kıyamam sanaa... Bu hormon denilen şey neler yapıyor insanın ruh halinee yaa... Sinir ,stres , kaygı , ağlama modu , mutsuzluk herşey onun elinde..yarına daha iyi hissedersin :)

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

inçallah:)
ya hamilelik dönemimi düşünemiyorum, herhalde burnuma mandal takıp, estetikle gözyaşı torbalarımı küçültmem gerekecek.. aaa bi de eve kum torbası almak şart olur herhalde :))

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails