30 Ocak 2009 Cuma

çilek'ten kısa yazı...

içini dökmüş çileğim, biraz benden yana dökülmüş duyguları. izin almadım, biliyorum... belki kızacaksın... ama nasıl da bana yazmışsın, bir bilsen.. ah keşke gelsen, seni çok özledim...


Yatağı düşten, camı aralık, kapısı gündüze kapalı geceye hep açık, kalbi dağınık bir kadın. Gülümsüyorum...

Uzaktan bakınca güzel olan her şey, yakınlaştığımda içime dokunuyor. Karanlık değil adı oysa, küçükken çizdiğim resimlerin en somut hali.

Duruyorum...

Karışık melodilerin notaları ellerimden dökülürken, huzurun değdiği sarı bir odanın yüksek camından seyrediyorum yağmuru.

Buluyorum...

Kaybettiğim bilekliğim aklıma geliyor, ardından unuttuğum isimleri düşünüyorum. Bulamadığım harflerin üstüne ünlem, bulduklarıma yıldızlar bırakıyorum.

Kaçıyorum...

Ne zaman yüreğim sıkışsa gitme krizlerim nüksediyor.

Bekliyorum...

Bir albüm geçiyor elime, içinde bir fotoğraf.

Anlıyorum. .. 

Özlemek zor geliyor.

Unutuyorum...

Kalbim diyorum, düşleri çağırıyorum.

Uyuyorum... 
 
Dilek A.

2 yorum:

çilek dedi ki...

Canimsin ya ben sana hic kizar miyim...
Bende ne cok ozledim. En cok dizlerine devrilip seni pis pis diyip sevmelerini :) Bir de kuzuuuuu diyisini :) Seviyorum seni cooooooooook :)

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

ben de seni çook seviyorum kuuuzuların kuzusuu. seni devirip dizimi saçlarını okşayıp masallar anlatacağım saan en mutlusundan, güzelinden, en çileklisinden, frambuazlısından. sıkalim disimizi marta kadar.pış pış yapıcam ben sana bol bol:)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails