31 Mart 2010 Çarşamba

günün gündemi;

cinnet eşiği ve kutsal deve sabrı...
bugün ofis cumhuriyeti, sabrımın sınırlarıyla oynaşıyor.

aranızda reklamcı olanlar bilirler. eşi, kardeşi, abisi, amcası reklamcı olanlar varsa da sorup öğrenebilirler. reklamveren isteklerini genelde müşteri temsilcisine sözlü olarak bildirir. müşteri temsilcisi de sözkonusu tasarımı yapacak ekibe "brief" verir. ingilizce briefing kökünün kısaltılmış halidir.

briefing/ brifing: bir işe başlamadan kesin ve ayrıntılı bilgi verilmesi için yapılan kısa toplantı demektir.

bizim sektörde nadiren toplanti yapılır. titiz ve programlı çalışan ajans MT'leri brief formu doldurarak tasarımcıyı bilgilendirirler. müşteri diyelim ki, broşür yaptırmak istemekte. muhtemel brief formunda yazması gerekenler şunlardır:

işin adı: x firmasi
cinsi: broşür
amacı: imaj odaklı ve/veya ürün odaklı
sayfa ebadı ve sayısı: 20x20cm 24 sayfa+4 kapak
açıklama: bu kısma genelde müşteri temsilcisinin önemli tespitleri, varsa müşteri portföyünde bulunan fotoğraf kodları ve içeriklerin dökümü ve ekinde de cd vb. dökümanlarının notları yer alır.
işin veriliş tarihi: işin tasarıma aktarıldığı tarihtir.
termin tarihi:müşteriye onaya gideceği tarihtir.
baskı tarihi: basıma gideceği tarihtir.
grafiker:blabla bla bla
müşteri temsilcisi: bla bla bla bla

şimdi bizim dünkü sözlü briefe gelelim.
broşür işi var. sayfa ölçüsü belli değil, A4 olabilir, sen bak. ya da a4 olsun ya, amaaan... sayfa sayısı da belli değil, sana bi mail attım. onda kodlar var oradaki görseller konacak, kaç sayfa verirse artık. kapakta atraksiyonlu bişiler yap. metin yok ama önce bi yapalım tasarımı sonra isteriz. 4 dilde yapılacak bu arada..
işin veriliş tarihi: 30 mart
termin tarihi:31 mart
baskı tarihi: 3 nisan

taslak yapılır ama sayfaların sonu görünmüyor, yüzlürce fotoğraf kodu var. müşteri aranır o, bu, şu konsun mu diye sorulmaya.
son bilgilendirme şu şekildedir; fotoğrafları biz seçebilirmişiz, hepsini koymak gerekmiyormuş.
imaj odaklı olacakmış, metin girilmeyecekmiş.
tek ürün gurubu olacakmış.
yani yaptıklarını çöpe at, yeniden başla...

işin verilişinin tamamlanma tarihi:31 mart
termin tarihi:1 nisan
onaylanırsa baskı tarihi:3 nisan

işin acı tarafı müşteriden bu iş alınalı, 3-4 hafta olmuş. yumurta kapıyı da aşmışız. aşarken de işin ayrıntılarını sormak kimsenin aklına gelmemiş. işi aldım demek güzel de, bi de sonunu getirsen, işini takip etsen, sen uğraşsan da son dakka beni uğraştırmasan, daha iyi olmaz mı?

şu 2 haftayı sağ salim atlatmayı başarabilecek miyim acaba?

4 yorum:

NzN dedi ki...

ahh aahhhh aynılarından bende de var. Gerçi ben direkt müşteriyle konuşuyorum ama inan bana arada MT olsun olmasın sonuç aynı oluyor. En azından bizim tarafta bu böyle...
Her şey son dakika gelir ve amaaann yapıver işte bi şeyler der sevgili müşteri sonra kaçar ve başlar sıkıştırmaya ee hadi hadi şeklinde...

Kolay gelsin ne diyeyim başka bilemedim...

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

yalniz olmadigimi bilmek bile bi nebze olsun rahatlatti beni. son gunlerde o kadar cok is problemi ust uste geldi ki, sorun bende herhalde demeye baslamistim. ben degilim, dunya manyaaaaak... :)))

NzN dedi ki...

alıştırılmış zamanında bu müşteri milleti şımartılmaya. sen yapmazsan yapanı nasılsa bulunur mantığı ile aba altından sopa gösterirlerse sürekli hiiç bi şey değişmez .
elin gavuru ne güzel oturtmuş sistemi tıkır tıkır gidiyorlar. git yiyosa onlara yaptır bakalım akşamdan gelen işi ertesi akşama!! boyacı küpü mü bu derler adama suratına bile bakmadan :))

Geveze dedi ki...

kolay gelsin savaşçı prenses tobi'me. xo xo

ve evet, manyak olan dünya ve öğretmenler.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails