29 Mart 2010 Pazartesi

pazartesi gününüz kutlu olsun!..

sabah erkenden güle oynaya kalktım. giyindim, enerji dolu evden çıktım. sanki pazartesi değil de cuma. çalışma arkadaşlarım henüz teşrif etmemişken ofise vardım. gülücüklerle nurcişle kepekli ekmekli diyet kahvaltımızı ettik hemencecik.
nurcişim bi dizide görmüş, pazartesi sendromuna inat bir ofisin çalışanları birbirlerine, "pazartesi günün kutlu olsun" diyormuş.
biz de birbirimizi kutladık. neşe içinde haftayı karşıladık.
ne güzel di mi? neşe dolu pazartesi, laylay lom derken;

kutlu başlayan pazartesi, mutlu bitemedi malesef. tabiri caizse tüm kutlamalar elimde patladı.

geçtiğimiz hafta rusça yapılması gereken bir katalogla boğuştum.
işe başlamadan, bir dediği diğerini tutmayan müşterime rusçaya çevirilecek katalogun PDF'ini attım ki, doğrulasın. onay versin ki; yerleşim eziyeti tekrarlanmasın. yazılı onay istedim, sağolsun telefon açtı. "uygundur buna başlayabilirsin"dedi. şefime yazılı onay gelmediğini aradığını söyledim. "yapmaya başla, o zaman" dedi. onay konusuna takıntılıyım çünkü a der, b çıkar. c der, z çıkar.
mac kullanıcısı olduğumdan kullandığım macromedia freehand mx'e rusça font yüklenemiyor. hazır yapılmış tasarımı başka bir programda(adobe illustrator CS4) açıyorsunuz. sütunlara göre ayarlama yapıp, yazıyı text formatından çıkarıp, convert dediğimiz çizimsel hale getirip mx'e kopyalıyorsunuz. tabi yazı boyları, satır araları, paragraf boyları derken, epeyce uğraşmak gerekiyor.
uğraştım, perşembe akşamı kontrol edilsin diye PDF'ini yolladım. herşey yolunda, rusçaya çeviren arkadaş okuyacak varsa düzeltme word'de yollayacak. ben dönüştürme işlemlerini yapacağım. onay gelince de basacağız.

işte gözünü sevdiğim pazartesisi, bu katalog yüzünden karardı.
paşa geldi, açtık daha bismillah. sen yanlış kataloğu yerleştirmişsin demez mi?
afalladım.
"nassı, yani nasıl olur?
bu onayladığınız belge, hani uygun, başla demiştiniz" falan diyorum ama kulaklarım zonkluyor. "aynısı gibi duruyor ama bu farklı." demez mi?

beynim döndü.
"e peki madem yanlış belge o zaman neden onay verdiniz?" diyorum. "sil baştan olmasın diye gönderdim belgeyi size" diyorum. "neyse ne, öteki yapılacak" diye bağırdı.
işte benim film orada koptu?

"senin tribini çekemem, yapma. ben yaptıracak bi yer bulurum" diye bağrındı ve sazı elime ben aldım.
"bana eziyet olsun diye mi yapıyorsunuz, anlamıyorum. bu kaçıncı? onay veriyorsunuz da hiç mi bakmıyorsunuz. babamın hayrına mı onay istiyorum, sizden? sizin işini, sizden fazla önemsemek mi hata oluyor, ve bunun gibi birkaç cümle...
"en son haddinizi bilin" dediğimi hatırlıyorum.

terbiyesiz...
adam yerine konulunca, kendini adamdan sayan mahlukatlardan sıkıldım, artık.
3 kuruşluk insanlara altın muamelesi yapan patronlardan da sıkıldım.
gecelerce, sabahlara kadar iş yetişsin diye çalışıp da uykusuzluktan, yorgunluktan baygın mesailer de yetti artık.
hani kıymet bilen olsa, öpüp başıma koyayım.

güleryüzlü, sakin, vur başına al lokmasını. ez, tepele, yetmedi üstünde tepin.
kutlu ve mutlu pazartesiden arta kalan;
umutsuz ve yorgun tobi...
cümlemize hayırlı, uğurlu olsun...

4 yorum:

özii dedi ki...

:( fena patlama olmuş ,
kendi dikkatsizliğini senin üzerine atmaya çalışmış ama hesap etmediği şeyler var. İyiki sende patlamışsın . Şimdi nolcakk?

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

sorma "patlak pazartesi" oldu bizimkisi. ne olacak tobi bundan sonra fazladan 1dk'sini bile ofis icin harcamayacak. 09-18.00 arasi mesai, fazlasi yok...

işdünyasınadoğru dedi ki...

Valla üzüldüm. hiçte kolay değil bilirim sizin müşterileriniz gibileri hemde çok yakından; ama dediğiniz doğru "3 kuruşluk insanlara altın muamelesi yapan patronlar" asıl problem burda başlıyor benim için. Neyse bundan sonraki pazartesilerin umarım Frambuazlı Pasta kadar güzel geçer.

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

amiiiin. iyi dileklerin icin coook tesekkurler.
bugün salı.. yeni bir gün...
cicili bicili giyindim, erkneden işimin başına geldim. bugünün iplerini elime aldim. hepimize günesli gunler diliyorum :)))

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails