21 Eylül 2010 Salı

bertaraf olmak...

telefonumun zili çaldı.
alo, dedim.
bir dost sesiydi, sevindim.
birşeyler söyledi, şaşırdım.
yüzyüze olsak kimbilir neler olacak?
belki de, beni meşale ile yakaçak.
önce şaşırdım, sonra üzüldüm.
birden sustum, aklıma geldi;
"cahillerle tartışmaya girmeyin, ben hiç yenemedim" demişti gazali.
cehaleti görüşlerinden değil, öfkesinden belliydi.
kimimiz ak, kimimiz kara, bu dünyada,
beyni örümceklenmiş fanatiklerle,
bu vatanın sonu hayrola...

5 yorum:

özii dedi ki...

temizlik şirketinden aradılar noldu canım?

nalan dedi ki...

bana hep başkasının cebine giren bir şey için biz kavga ediyormuşuz gibi geliyor.
zaten inanasım hiç yok politikacıların bizim ve ülkemiz için iyi şeyler yapmaya çalıştıklarına.
bir de kamplayarak, bölerek, çarparak iyice cılkını çıkartıyolar işin...

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

*özicim uzun yllar dost bildigim, cok sevdigim bir abim, referandumda evet cikmasnin ardindan, palazlanarak, acikca ifade ettigim fikirlerim karsisinda ne terbiyesizligimi birakti, ne kendimi bilmezligimi. şok oldum ama atlattim sayilir.
* aynen oyle, böl, çarp, çırp. baskalarinin cikarlarina dostluklari, kardeslikleri kurban ediyoruz...

üm mü evet üm dedi ki...

:) bana da mesaj yollamıştı bir lise arkadaşım ve aile dostumuzun oğlu olan şahıs ''laflarına kendin için dikkat et bence'' gibi cümleler içeren kendi çapıyla aklınca uzun uzun beni uyarmıştı.. ben de sakınmayıp cevabımı yazmıştım kendisine..

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

buyrun burdan yakın. simdiden gozdagi vermeye calismalar, kendini bilmezlikler..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails