23 Eylül 2010 Perşembe

ofiste yaprak dökümü...

ninca gidiyor...
bugün itibariyle 7 gün sonra resmen ofisten ayrılıp yeni işinde, yeni hayatına başlayacak.
hakkında hayırlısı neyse, o olsun.

kendi meslek ve özel hayatı için akıllı mantıklı bir seçim olabilir ama ben hiç gitsin istemiyorum.
tamam, yeri gelir birbirimize gıcık da oluruz, saçımızı başımızı yolasımız da gelir ama
sonuçta uzun yıllara dayanan arkadaşlığımıza, son iki senedir paylaştığımız iş arkadaşlığını da eklediğimizde,
ofisten ayrılıyor olması bana zor geliyor. her ne kadar görüşsek de bugünkü gibi olmayacak.

hem onun gidişi, hem geride kalan olmak, hem de ofis cumriyetimizin tasarım bölümü belirsizliği beni üzüyor.
sonuçta bekleyip göreceğiz. hayat bize ofis cumhuriyetimizde neler hazırlamış, yaşadıkça öğreneceğiz elbet.
ama ne bileyim işte, biraz bencilce ama dürüst olmak gerekirse hiç gitsin istemiyorum.

yerine kim gelecek,
2. paşa mı olacak yeni gelen,
ben sabırla her gün kendimi mi törpüleyeceğim?
bir sürü sorum var, cevapsız...

eyyy, zaman;
sen herşeyin ilacısın. göster kendini...
eyy, kader;
bu sefer bize bir kıyak geç de, tahammülü zor yeni bir paşayla bizi yüzgöz etme. gözünü seveyim...

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails