3 Ocak 2010 Pazar

hayat, paylaştıkça anlam kazanır...

yalan!..
hemi de en kuyruklusundan.
karşınızda oldukça paylaşımcı bir zat bulunmakta...

ekmeğimi, mandalinamı, selpak mendilimi, sigaramı paylaşırım. hem de hiç karşılık beklemeden...

oyuncak ayımı da paylaşabilirim, temelli değilse tabii.
sarıl, oyna ama sonra geri ver.

sıkıntılarımı paylaşırım.
vızıldanır, öfkelenir, sızlanırım. saçma sapan tepkiler versem de konuşur, rahatlarım.

hayallerimi paylaşırım.
çoğu zaman saçmaladığımı düşünseler de, nezaketlerinden gülümserler. yani sayısal çıkacak da panda besleyeceğim, hah. daha bahçeli evimiz yok diye eve köpek dahi alamıyorum. hayal işte ne yaparsın?

beklentilerimi paylaşırım genelde.
ofiste stajyerlerime anlatırım, dinliyor görünürler ama bildiklerini hatta bilmediklerini okurlar.

sevinçlerimi paylaşırım.
aptalca bir oyunda kazandığımda, keyifli haberler aldığımda, kendime ciciler aldığımda, yarımlar tamamlandığında, insanlık için küçük olsa da, bana anlamlı gelen büyük adımlar attığımda...

heyecanımı ve coşkumu paylaşırım.
yorgunluğa rağmen neşelenir, bitmeden yeniden şarj olurum.
neşemi dışa vurduğumda; hiperaktif, neşeli, çocuk gibi, eğlenceli ya da çatlak olarak nitelendirilirim.

bilgimi paylaşırım.
duyduğum, öğrendiğim, deneyimlediğim, araştırdığım her türlü bilgiyi; belki birine çare, umut olur ümidiyle paylaşırım.

umudumu paylaşırım.
negatife pozitif yaklaşır, küçücük, titrek de olsa bir ışık yakmaya çalışırım.

sorun ve soruları paylaşırım.
işte yalan burada başlıyor,
sorunları görmezden gelemem.
soru sormadan duramam.
beynim sürekli çalışır, sürekli üretir.
paylaşır, cevaplar ararım. sorular cevapsız kaldıkça çoğalır, çoğalır, çoğalır.

sorun paylaşmak.
sadece kendinle paylaşmak.
anlam karmaşalarında boğulmak, sorularla yorulmak.
hayat,
paylaştıkça duvara çarpman anlamına geliyorsa,
ağız, burun, kalp, beyin seni darmadağınık ediyorsa;

anlam kazanmıyor, gitgide anlam kaybediyor demektir.

hoşgeldin 2010.
bakalım kozmik sorulara yetecek cevaplar getirdin mi yanında?
2009'u sepetledik, rakı ve şarap eşliğinde.
dansözler fıkırdadı, kadehlerler tokuştu, 00.01'de herkes sarıldı, öpüştü, seni karşıladı.
362 günün kaldı.
göster kendini...

1 yorum:

cigdem dedi ki...

en iyi dinleyicini seçmelisin bence:)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails