17 Şubat 2009 Salı

clementine'nin ziyareti...

rüyamda clementine vardı. yani ne alaka di mi? ama gelmiş artık yapacak birşey yok. mavi balonun içinde "hadi gel gidiyoruz" diyor. benim ağzım bi karış açık. üzerimde eşofmanlar (ki altı başka üstü başka), ayağımın tekinde çizgili bir çorap. 
"e hadi madem gideyim" deyip, çıkıyoruz yola. ama mavi kürenin şarjı mı bitmiş ne, araba gibi sokak aralarında ilerliyoruz. benim yüreğim ağzımda, şu yanan yaratık önümüze çıkacak korkusu taşıyorum ama kahin clementine, hemen anlayıveriyor korkumu. "o sadece bir çizgi film kurgusu, gerçek değil"diyor, ukala gıcık. 
"sen nesin be, çizgisel manyak" diyesim geliyor ama susuyorum. ne de olsa havada onun balonu içindeyiz, cami duvarına işemek misali tek çorapla sokakta kalmiyim diye...
bir anda mutlu uçuşum sıkıntıya bürünüyor, zevzek clementine beni getire getire ofise getiriyor. ya mavi balonumuzla disneylanda gitmek varken, ofis "ne alaka" diyorum. bir anda kar yağmaya başlıyor, tipi halinde, üşüyorum ve göz gözü görmüyor. gözlerimi yumuyorum, açıyorum. bizim odanın tavanı...
yorgan yerde, ayaktaki tek çorap yok.
telefon çalıyor, sevdiceğim, uyandırmak için arıyor. "hadi kalk geç kalacaksın işe" diyor... kalkıyorum salona kadar sallana sallana ilerliyorum, koltuğa oturup ayak battaniyesine sarınıyorum. 
bir bakıyorum soluma, clementine bu sefer bizim salonda yayılmış "eviniz küçükmüş" diyor. "ukala dümbelek sanane, biz onu küçük seviyoruz" diyesim geliyor ama demiyorum. 
misafir ya, ayıp olmasın. 
odanın yerleşiminden, tv kenarındaki köpeciğime kadar herşeye bir laf söylüyor. öldüreceğim salağı az sonra, farkında değil. 
" bence artık gitmelisiniz, uçan fareniz sizi bekler, bi taksi çağırayım size" diyorum. Aliye Rona kahkahası atıyor ve "ben burada kalıyorum ama sen gidiyorsun"diyor. 
gözlerimi kırpıştırıyorum, ayak battaniyemle koltukta uyanıyorum, telefonun saatine bakıyorum,9:40... 
geç kaldııııım, ya nerde bu taksinin telefonu yaaaa....
ulen clementine alacağın olsun, bir dahakine mavi balonunu patlatmazsam, gıcık şey, hep senin yüzünden :(

5 yorum:

özii dedi ki...

Clementine oyun oynamış baksana...

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

ebet yahuu, psikopat hatun:)

Pino dedi ki...

Çocukluğumda hem tırsar hem de büyük bir heyecanla izlerdim:) Geçenlerde bülent youtube da şu meşhur jenerik şarkısını bulmuş, dinledim , bir garip hissettim:)

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

aaa evet ya, ben de.. annem mandolin kursuna yazdircakti beni, "hayııır clementine var ben onu seyrediceeem" diyerek aglamistim. bağımlılık yaratan bağımsız çizgi film örneğidir kendileri:)

Anne Kaz dedi ki...

ay ben Clementine den korkardım :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails