24 Şubat 2009 Salı

kanal açılışına doğru geri sayım, tik tak...

dedim:  "açılışa başbakan, cumhurbaşkanı hadi olmadı bari belediye başkanı gelsin, medyaya haber verelim. boru mu? kanal açılacak."

dediler: "manyak mısın, prit mi kokladın, kaşla göz arasında çamaşır suyu mu içtin?"

dedim: "yok, doğuştan böyleyim."

dediler: "allah akıl fikir versin, bu hayatta normal bir grafiker mi gördük ki, sana soruyoruz."

dedim: "vizyon yok sizde, hıh, ben 1 saat sonra gidiyorum, kurdela kesmeye."

hem de kendi ayaklarımla, gene. açılışı başbaşa yapacağız anlaşılan hicran sultanla :) 
geçen hafta "filminde sol 6. dişindeki çürük, sinirlere yakın duruyor, şimdi açmayayım. haftaya daha erken gel hem kanal yapalım sana, hem de dolgusunu" diyerek,  dibiciği komşusunu dolduruşa getirmişti. 
beynimde çınlayan sesler mi, o kadar süre ağzımın açık olmasına rağmen konuşamıyor olmak mı, boğazımın kuruması mı, tavandaki florasan lamba bağlantısını dikizlemek mi beni gıcık ediyor, tam seçemedim. 
diş bakımıma gösterdiğim zorunlu yakın alakadan beri, eklemlerimdeki romatizmal ağrılarda ciddi düşüş oldu. babaanneler gibi sızlanmıyorum artık, nemli havalarda. 
kötünün iyisi diye buna denir işte:)

1 yorum:

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

şimdilik kuafaj dolgusuyla yırttım,eğer dişim güçlenirse kanala gerek kalmayacak yihuuuu:)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails