kudurukluğum tıbben kanıtlandı
izmirin kızlarından korkacaksın derler ya; yeni bir tespitim var:
izmirin kedilerinden de korkacaksın.
adı üstünde nankör işte. seveyim dedim, tırmaladı, ısırdı bok kafalı. hele ki benim gibi hayvan manyağı, duyarlısı bir sevgi böcüünü hem de. "kimbilir nasıl sevdin hayvanı?" demeyiniz, gayet uysal yaklaşmıştım, anaç bir tavırla.
sokak kedisi değil okul kedisi ama bir allahın kulu da aşı yaptırmayı akıl etmemiş. yüzlerce çocuğun olduğu okulda gezinip duruyor. bir hafta önce iki çocuğu ısırmış, gözlem altında tutuyorlarmış ama pek inandırıcı gelmedi. gözlem altında tutulan kedi elini kolunu sallayarak gezer mi?

fotoğrafta solda yavşak pozlarda mine'ye kendini sevdiren kedi;
söz konusu adi, gıcık, nankör kedidir.
böcüüm olayı duyunca hemmen aşı olacaksın diye tutturdu. tanıdık bir doktor amcamıza sorduk. "bu yüzyılda kuduzdan ölenler, ihmalkar salaklardır" deyince. tuttum sigorta hastanesinin yolunu. az önce birinci doz aşımı vuruldum, ofise döndüm. 9-13-20 temmuz ve 3 ağustos olmak üzere 4 doz daha vurulacakmışım.
bundan sonra sertifikasız hayvancıkları ellemek yok. bu bana ders olsun. kediler out, köpekler hala favorim :))
kuduz aşısı hakkında itü sözlükte aynen beni tarif ediyorlar, çok güldüm:P
Yorumlar
hain pisik:(
asi yüzünden omzum ve kolum kütük gibi zaten. her agridiginda gicik, nankor, adi, pis kediye sayip dokuyorum :P
geçmiş olsun canım
ps: çook çook geçmiş olsun