10 Haziran 2009 Çarşamba

gözümü kararttım...

yetti artık.
sakin yaradılışımın altında bir ejderha var sanki. ama olgun olanından. yoksa şimdiye yüz defa püskürtmüştüm ateşimi. ama dedim;
"sabırr.. uygun zamanda uygun cümlelerle konuşmalısın."
şimdi de turnuva harala gürelesinin geçmesini bekliyorum ki, ağız tadıyla turnuvayı geçireyim. ama gümbür gümbür hazırım. 

sanırım bende genetik bir hata söz konusu. suskunlugu yanlış yerde erdem sayıyor, empati dozajını ayarlayamıyor, sonra da kırılıyorum.

ama görünen o ki, beni benden başkası düşünmüyor, düşünmeyecek de...

en çok üzüldüğüm de, gerçeklerin beceriksizlikle saklanabileceğini düşünmeleri. 
her gün hayatta olanlar hakkında yeni bir şey öğreniyorum. canım acıyor, ama yutkunup bastırıyorum içimde.

keşke hiç büyümeseydim.

4 yorum:

Çilek dedi ki...

Bunu okuyunca mesnevi'den bu söz aklıma geldi.
"Bu sıkıntılar çileler ocağın posayı gümüşten ayırması içindir. İyi ve kötünün imtihanı altının kaynatılıp, tortunun üste çıkmasıdır."

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

güzel deyişmiş çileğim, bakalim benim durumuma göre ayrışma nasıl gerçekleşecek?

Cikolata Agaci dedi ki...

Boşuna önce Can,sonra Canan dememişler..Bir de şu da var ki ben bunu 28 yaşımda (şu an) anladım,hayatta hiç kimseye hakettiğinden fazla değeri vermemek gerekiyormuş..Biz büyüdük ve kirlendi dünya galiba :( Yine de sıkma canını pasta kardeş,bak yalnız değilsin :)

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

valla tek avuntum da bu aslinda, yalniz degilim. evet biz büyüdük ve hep kirliymis bu dünya. göz daha bir görür olmuş yalnizca.
ama güzel günler elbet bizi bekler di miiii? :))

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails