1 Ekim 2009 Perşembe

kale-kule-duvar manyağıyım :P

dokunmayı, hatta gariptir ki; soğuk taş duvarlara yanağımı dayamaya bayılırım. "deli midir, nedir?" bakışlarına maruz kalmışlığım çoktur ama dayanamıyorum. mıknatıs gibi beni çekiyor taş bloklar. kaleleri, kuleleri, eski kiliseleri pek bir severim, anlayacağınız. hele bi de eski binaların üstüste boyamaktan çatlamış duvarları yok mu, ölürüm.  en  sevdiğim duvar, istanbul darphane-i amire'nin iç avlu duvarlarıdır.
kendileriyle ilk tanışmam, 97 senesi istanbul bienali sırasındadır. geleceğin yaşam formunu konu alan sergi dizisinin  ev sahiplerinden biriydi.  
geçmişin bedeni, geleceğin ruhunu yüklenmişti. 

uludağdaki ilk senemdi. o zamanlar  heyecanlı, umut dolu, çıtır bir resim öğretmeni adayıydım. hey gidi eski günler hey...
fotoğraftaki abi gibi ortadan yürüyememiştim bir türlü. duvara yapışık bir sümüklü böcek gibiydim.  o hazzı, o coşkuyu, birazcıcık da hüznü hala taşırım içimde. ne zaman aklıma gelse içime birşeyler olur. kabarırım, garipserim kendimi.
ve benim tatlı prensesim ayairini...
söyleyebilecek çok şey var ama bir anlamda da yok. bana huzur veriyor. sebep kilise ya da cami olması değil.  mimarisi, akustiği, ruhu, ışığı. kısaca mistik atmosferi. ayy, özledim valla:)
gün ışığı kalem, çanakkale kilitbahir kalesidir. 
pazar sabahları motorla tortor karşı kıyıya geçilir. ilkbaharın rüzgarlı sabahlarında sıcacık çayın yanına yavan sıcak ekmek katık edilir. 
hıdır ellezde çöplerden evler, arabalar çizilir. boğazın bekçisi, tarihin emekçisidir. 
buzdandır sanki duvarları, ama nedense yakıcıdır soğukluğu. 
gözlerimi, içimi doldurur. 
bir nevi yüzleşmedir, sabredersen arınmadır.
rüzgar gibi yüzüne çarpar, hayatının kırıklıkları.
ne kadar kararsa da gece, güneşe kavuşmayı ifade ediyor belki de :))

ve yeni hedefim galata kulesi.
bakalım istanbulu dinleyebilecek miyim, gözlerim kapalı?

9 yorum:

kara kitap dedi ki...

ben de bayılırım taşlara,kayalara.kulelere,duvarlara,eski anıtlara.koca da der ne anlıyorsun bilmem taş kaya işte.hepsinin ruhu var ama benimle konuşurlar bazen.ama ben istanbuldakilerin hiç birini görmedim.nerde bir sarı,kahverengi levha görsem hemen o tarafa gitme ihtiyacı duyarım.

red purple dedi ki...

bende biryerlere çarpmadan yürüyemeyenlerdenimdir. Koridorumda hiç ortadan yürüyemem. Hep sağ yada sol tarafa sürterek giderim nedendir bilinmez.
Gerçi bi arkadaşım vakti zamanında dokunsal insanların böyle yaptıkları konusunda çok aydınlatıcı bir açıklama yapmıştı ama ben hatırlayamayacağım üzgünüm.
Çanakkaleliyim, kilit bahir hakkında söylediklerine ayrıca bayıldım.
Sevgiler...

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

*kara kitap,sanirim biz senle yontma taş devrindeniz, nerede taş blok biz orada:)
*red purple, biyigi kesik kedi gibiyimdir. dar alanlarda denge sifir:P
95-97 arasi orada okudum ki, cocuklugumuzda yazlarimiz cnakkalede geçerdi, cadir kurardi bizimkiler guzelyali'da. rahmetli halam ve dedem emekli ingilizce ogretmeniydiler. halamin kizlari hala oturuyorlar.
kordonda gezmeyi, lodosta tepinmeyi, dalyanda fıçıların ustunde içmeyi, iskenderde king oynamayi, kilitbahirde kahvalti etmeyi cok ozledim. benim yerime gitseneee:)))

GeCe dedi ki...

görüntüleri güzel de duvara sürünmek biraz garip geldi merak ettim galata kulesinin hissiyatı nasıl olacka sende ealatırsın dimi

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

galata kulesi yine yalan oldu. ne demişler kocana bile güvenmeyeceksin. bundan sonra gerekirse rehber tutucam, istediğim heryeri görüp de geleceğim.

Geveze dedi ki...

aya irini, hayatımın aşkı :)) ne zaman içine girsem sanki geçmişe gitmişim gibi hissediyorum, 'şuradan konstantin gelecek, bekleyin!'

ben yanağımı taşlara, kolonlara dayamaktan öte sarılıyorum, o eski, hafif yosunlu kokuya, rüzgarın taştan gelen mırıltısına hastayım :))

diyorum ki tobicim, galata'ya beraber gidelim :)) ben hezarfen ahmed çelebi'nin yarım kalan uçuşunu tamamlayacağım, en ütopik çocukluk hayalim :)) sen de bu tarihi anın tanığı olarak tarihe geçersin :))

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

ben seni asagida kocaman bir yastikla beklerim gevezeeem, sen merak etmeee:))))

mosquito dedi ki...

Yüzü duvara dayama olayına çok güldümm:))
Burada yaşamama rağmen uzun zamandır gezemiyorum İstanbul'u.Aya İrini'den bahsetmişsin,gerçekten İstanbul'un güzelliklerini unutuyoruz hep..Ne zamandır gitmedim,en son bir konsere gitmiştim,harika bir akustiği var gerçekten..

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

basak burcuyum sanirim, toprak, taş, ot, çimen merakim bundan kaynaklaniyor. toprak gurubuymus ya, o herhalde. :)) daha mantikli bi aciklama bulamadim:)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails