3 Temmuz 2010 Cumartesi

şaşırma ders notu; yıldızlı pekiyi...

dün akşam kutsal kadın lara fabian'ın konserinde kendimizden geçmekle meşguldük.
şükür ki, açıkhava tiyatrosu doluydu, rezil olmadık. bursa seyircisinin şaşırtıcı ve kendine has bir ilgisizliği, bir acayipliği vardır, bu tarz etkinliklerde. assolist gibi sonradan gelenler, maaile çoluk çocuk gelenler, vızıldayan bebeler gibi, olmazsa olmazımız.
lara fabian'a gelince;
insan değil, melek adeta. sesi, buğusu, havası, mimikleri, endamı, asaleti tanrı vergisi. kızım olursa adını lara koymak istiyorum. belki ona benzer. zarif ve güzel kadın...
herşey harikaydı. sahnesi, yorumları, seyirciyle iletişimi...

yalnız, şaşırmayı çok iyi biliyor, iyi çalışmış. geçenlerde paylaştığım konser videosunu izleyenler; lara'nın izleyicilerin sürprizi karşısında nasıl şaşırdığını, duygulandığını görmüşlerdir. dün akşam canlı halini biz de gördük. hem de öyle ahım şahım bir atraksiyon yokken. bazı sıralara dağıtılmış kalpli kağıtları kaldıran seyircilerine bir şaşırdı, anlatamam. ah, dedim ah... yapma bunu lara, yapmaaa.

dedim ya; sahnesi çok iyi. şaşırdı, duygulandı, şarkısını söylerken gözyaşı bile döktü, sesiyle içimizi titretti.
konser çıkışı gerçek hayat.
kulis çıkışı izdiham değildi elbet ama yine de ilgili 10-15 genç vardı. arabasına bindi. güleryüzlü maskesini kuliste bırakmış anlaşılan, gözlerini yola dikmiş, festival alanından uzaklaştı.

ben içimden ve dışımdan; "yoruldu tabi kadın" gibi yorumlar yapsam da, sempati yoksunluğu beni biraz hayalkırıklığı yarattı.
olsun, yine de harika bir gece geçirdik. romantik ve çok duygusaldı. böcüüm arada üşenmedi, şarkıların bazı kısımlarını anında çevirme inceliğini bile gösterdi. canım beniiiimmm...
ben de je taime... :))

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails