13 Nisan 2009 Pazartesi

arıyorum, bulamıyorum...

günümün kaybolanları;
* güneş. 
sanki tül perdenin arkasından bakıyor bugün. perdelerle bozdum ya kendimi bu ara, kıskandı mı ne yaptı? arada ce e yapıyor ama soluk biraz bugün.
* ateş. 
çakmak özürlüyüm, boyna asılan t-boxlardan almalıyım belki de, yüz bin milyon çakmaktan biri bile yok, çıldıriciim.
* neşe.
güneş soluk ya ondandır diyorum kendime. belki o tüllerin arkasına saklanıyor ben de onun arkasına gizleniyorumdur.
* motivasyon. 
deliriciiim, uyuz bilgisayar. az önce "ha gayret, bitiyo" dediğim ayak sağlığı kitapçığımı yaparken; freehand programım kendini kapatıverdi, kayıt yapamadan. şimdi sil baştan... 
salaklık ben de, CTRL+S,  bu kadar basit. kafam derlenip toplanmıyor işte...
* şahsen ben.
uzun zamandır arıyorum, her taşın altına, her aktivitenin kökenine, neşeye, durgunluğa, öfkeye baktım, üç beş bişiler buldum ama, genel tatminsizliğin temeline ait sağlam birşey bulamadım. yılmak yok, yola devam...

7 yorum:

SMİLENA dedi ki...

güneşi bende aradım ama yok.haftasonu bizi epey ısıttı ya.mola verdi herhalde...

özii dedi ki...

Ördek kafayla kahvaltı yapıp , go oynadık denizin kenarında hani özendirmek gibi olmasın . Güneş gidince üşüdük haliyle ...
En kısa zamanda hep beraber olalım.

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

geliyor gelmesine ama takmış koluna serin esintiyi, üşüyoruuum :)

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

aa öziii, ordek kafa mi burada, inanmiyoruuum, ya haber versenize yaaa, potakalli ordk pastasi yapicam onu ben. özendim valla, yarın aksam beni de alin araniza, beraber oynayaliiiiim miii? nolaaaar:P

özii dedi ki...

olurrrr gelsene :))

Chatty Cat dedi ki...

geçmişten hoş bir hikâye geldi şimdi aklıma...
bir zamanlaaar, insanlar mutluluğun kıymetini bilemez olmuşlar, her yerde çarçur etmişler zavallıcığı, anlamamışlar önemini. melekler bu gidişata dur demek için toplanmışlar, demişler ki, 'Mutluluğu saklayalım! arayıp bulsunlar ve öğrensinler ne kadar değerli olduğunu!' hemen işe koyulmuşlar, bir çocuğun gülüşündeki, minik bir hediyenin kenarındaki, yeni doğan bebeğin avuçlarındaki, kısacası her yerdeki mutluluğu toplamışlar... ama nereye saklayacakları konusunda bir fikirleri yokmuş. düşünmüşler, 'himalayalar'ın zirvesi', 'piramitlerin dibi', 'bir fncan kakaolu süt', 'okyanusun köşesi', 'bir buket çiçeğin yanı' diye... sonunda biri çıkmış, 'içlerine saklayalım,' demiş, 'bu kadar yakına bakmak akıllarına gelmez!' işte o günden beri mutluluk içimizdeymiş :)) ama onu oradan çıkartmak kimi zaman çok zor olabiliyor ;)) kolay gelsin tobiciğim, bence eninde sonunda bulursun sen onu ;)) güneş de makaraya alıyor bizi, bir görünüp bir çıkıyor burada da :)) ateş dediğin nedir ki, bir avuç kıvılcım :)) k.i.b. xo xo

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

*nurtopu annem geldigi icin uzun süreli kacislar yapamiyorum malesef özicim:(, sizin oraya gelirsm, donmek istemeyebilirim, bu da icislerind kriz yaratabilir :))
*mutluluk aciga ciktiginda, bencillestigime dair elestiriler aliyorum nedense :P dengeyi kurmayi ogrenicem elbet.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails