3 Nisan 2009 Cuma

sümüklüden gelen telefon :P

dün akşam tam sevdiceğimizle yemek yiyoruz, telefonum çaldı. ablam arıyor. sesi bozuk grip gibi. 
"sesin neden böyle" dedim, 
"ağlıyorum çünkü ,üüüü..." dedi ve ağlamaya devam etti.  ay, dur neler oluyor falan derken. başladı anlatmaya. 

sabah banyoda üst kattan şıp şıp su damladığını görmüş, altına kova koymuş zarzor servise yetişmiş. akşam geldiğinde görmüş ki şıpırtı, olmuş şapırtı, birkaç yerden birden akıyor. 
evi stüdyo tipi 2+1, banyonun tavanında da plastik bir profil var, beyaz, onun aralarından yer yer akıyormuş. hemen üst kata koşmuş, hani musluk falan açık kalır diye. 

üst kat gayet sakin, evdeler. ne musluk açık kalmış, ne de banyo yapan biri var. 
"banyoya falan girmeyin olmadı vanayı falan  kapatırız. "demiş, aşağı inmiş, kovalar, bidonlar yerleştirmiş, bakmış sular sarı sarı hemen özel eşyalarını çıkarmış. beni aramış, ağlıyor.
"ay sinirlerim boşaldı" dedi, ben de 911 görevlisi edasıyla; "tamam, sakin ol. telefonu kapatınca ev sahibini ara, neler olduğunu anlat, sabah erkenden bir tesisatçıyla gelsinler, sen de işten izin al." diyerek olaya müdehale ettim.

yok alamazmış, dersine girecek yedek öğretmen yokmuş falan ağlaması gürleyerek, sızlandı durdu. sanırsınız karşınızdaki 33 yaşında bir öğretmen değil de, 15 yaşında çocuk. ablasını arıyor.

"ay kıyamam kuzuma beeen, banyoda havuz olduğuna göre artık sana bir penguen alır, besleriz, iyi tarafından bakalım di mi ama :P " dedim ama nafile. 
üzüntüsü öfkeye dönüştü. başladı; 
"bu eve de, ev sahibine de...."
911 edasıyla yine; "tamam yarın sabah dersine git, öğleden sonra erken çık, tesisatçı ve ev sahibiyle git eve"
daha da öfkeli mızmız ses; "sen SBS sınavlarına ne kadar kaldı biliyor musun?, akşama etütüm var, özel dersim var, o var bu var, bla bla bla..."
sanki suyu ben akıtıyorum.

yok...
 işi çözecek yürek de yok, kabiliyet de. aldım sazı elime. 
pes etmiş bir halde; 
"tamam sen ev sahibiyle konuş, ben iş çıkışı eğer ki evi sel almış olmazsa 18,00 gibi ben gider evde başlarında dururum, hallederiz. üzme kendini bu kadar, tamam ağlama artık." 
sanki o evde ben oturuyorum.

sonuç:
az önce aradı, ev sahibine hala ulaşamamış, sekreterine not ve benim telefonumu bırakmış.
buyurgan öfkeli ses: "sen akşam gideceksin nasılsa, anahtarın da var, durdur şu akıntıyı yoksa deliricem, kesicem ev sahibini, sorumsuz herif..."

yaa, tek sorumsuz ev sahibi hakkaten.
ben daha ne diyeyim ki :D

fotoğraf: http://vi.usualize.us

2 yorum:

özii dedi ki...

Yorum yok:DD
KOlay gelsin diyorum
durdur suyu ama haa!!

frambuazlı ruh pastasıyım dedi ki...

:P
suyu da durdurucam, kendimi de durdurucam, kendime sabır tesbihi de alıcam. 4444 kere yaaaa sabır cekicem :)

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails